Bir masa düşünelim; üzerinde bir satranç tahtası ile taşları bulunsun. İki kişi de oyun oynamak için yerlerini alsın. Bir komutla oynamaya başladıklarını varsaydığımız masadaki iki ustanın hamleleri takip edildiğinde taşları
Hiç şüphesiz aralarında mefhûm ve mısdâk açısından nisbî bazı farklar olsa da fiil, amel, edim, aksiyon (action), —bizim bu yazıdaki tercihimizle— eylem, bir etkinliği, dolayısıyla bir hareketi imler; her hareket
Günümüzde bir çatı–kavram olarak kapitalizm, hem mefhûm hem de mısdâk olarak herkesin ve her kesimin üzerinde ittifak edebileceği ortak bir anlama sahip değildir. Ancak daha çok iktisadî odaklı bir içeriği
“İnsan ‘Yer–yüzü’nde doğar ama Dünya(sın)da yaşar” demiştik daha önceki Teklif yazılarımızda. Bu geçişin anlamı, nasıllığı, değeri, vb. hakkında düşünmüş; akıl ve bilgiyle irtibatını göstermiş; dünyanın temeddün, tarih, medeniyet, vb. şekillerde
“Bir yöntem olarak Kilise”nin, 14. ve 15. yüzyıllarda vuku bulan nedenlerle çökmesi ertesinde Batı Avrupa’da hakikate ve bilgiye ilişkin yeni bir yöntem arayışı baş gösterdi. Pek çok yöntem teklifi arasında
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının Yazma Eserler veri tabanı tarandığında, tüm Türkiye Yazma Eser Kütüphanelerinde, 22.03.2024 tarihi itibarıyla, 352.975 yazma eser bulunduğu görülür. Bu yekûn içinde adında usûl bulunan eserler
Kanada, Montreal’de ailemle birlikte yaşadığım mahalle, dindar Yahudilerin meskûn olduğu bir semtti. Yanlış hatırlamıyorsam 2009’un Mart ayında bir akşam vakti eve döndüğümde ilişkilerimizin iyi olduğu komşumun kapısının güzel çiçekler ve
Okyanusta yani uçsuz bucaksız bir denizde, bir şişenin içinde var–olduğumuzu tahayyül edelim. Öyle ki, içinde var–olduğumuz şişe herhangi bir limandan yola çıkmadı; gelinen bir liman olmadığı gibi, şişenin gideceği bir
Beşer–olmaklık’tan insan–olmaklık’a geçişin ideal sıfır–noktası temeddündür; temeddün yani bir–arada–yaşamak; toplumsal/ictimaî hayat; bir toplumsal gerçeklik küresi inşâ etmek… İdeal sıfır–noktasının mekânı ve zamanı, bu aşamada bir önemi hâiz değildir. Ayrıca temeddün,
Aslî fâilin ol-emri (kun) var-kılma etkinliğini başlatır (fe-yekûn) ve Evren (Kevn) oluşmaya başlar (tekevvun). Beşer, bu oluşun yani tekevvünün bir uzantısıdır. Ancak beşer, en nihayetinde, bu yazıda ele alınmayacak pek
Bilimlerde akıl, bilgi nesnesiyle iki şekilde ilişkili olabilir: » Bu nesneyi ve kavramını yalnızca belirlemek
Mâkûl, idrâk edilen demektir. Birinci derecede akledilenler, ister var ister yok olsunlar ister basit bileşik
Filozoflar şöyle demiştir: Aklın yani nâtık nefsin taakkulünün mertebeleri dörttür. Birincisi, heyûlânî akıldır. Bu akıl,
Şunu bil ki işlerin hakikati akılla bilinir; iyilik ve kötülüklerin ayrımı ancak akılla yapılır. Akıl
Aydınlanma süreci ve modernite ile birlikte Batılı biçimde düşünmenin ve akletmenin evrenselliği neredeyse tüm toplumların
Gündelik dilde “rasyonel” sözcüğü; akıllı, ölçülü veya gerçekçi davranan kişiyi anlatır. İktisat teorisinde ise rasyonellik,
Copyright © 2026 Teklif Dergisi | Tüm hakları saklıdır.