Ahmet Dağ

Ahmet Dağ

Teknolojik Tekillik ve Yapay Zekâ Sorunu: Öznellik ve Epistemik Otoritenin Dönüşümü

“Klasik” düşünce ve yapıların yerine “modern” düşünce ve yapıların ikâme edilmesiyle “teleolojik” bakışın yerini “mekânik” bakış aldı. Descartes’in “cogito” eksenli mekânik düşünce tasavvuru, ruh ve onun parçası olan aklın yerine

ahmetdag-sanatin-web-22

Platon’un mağara metaforu basit, kurgusal ve çocukça gibi görülse de insanlık tarihinde hiç eskimeyecek, bundan sonraki asırlarda da anlatılacak ve yorumlamaları yapılacak bir metafordur. Zira insan, fâni–geçici, aldatıcı bir dünyanın

ahmetdag-teknikten-web-21

Giriş İnsan, sadece beyin/akıl sahibi bir varlık değil; aynı zamanda el/eylem sahibi bir varlıktır. İnsan, teoriyi/nazarîliği ve pratikliği/tecrübeyi kendinde cemetmiş olan bir varlıktır da. İnsan, tekniği meydana getirip geliştirdikçe gelişmiş,

web-sayi15-ahmetdag-algoritmik1

İnsanın akıl sahibi bir varlık olması, aynı zamanda onun Asıl’a (hakikate) ulaşma çabası içinde olmasına imkân tanımıştır. Asıl’a ulaşmanın imkânını veren ve yolunu gösteren de yöntem yani usûldür. Usûlsüz vusûl

Teknik veya teknolojinin insan hayatına dâhil olmasıyla birlikte insanın hayat tasavvuru ve tecrübesi farklılaşmıştır. Tarım, sanayi ve teknoloji düzleminde farklılaşan aletler veya araçlar, insanların hem düşünme hem de hayat biçimini

“Ölümsüzlük” isteği, insanın “yok olmama” veya “hayattan tasfiye” olmama insiyakıyla arzuladığı kadîm bir duygudur. Bu duygunun varlığı; bizâtihi dinin, mitolojinin veya efsanelerin anlatımlarında görülür. Âdem ile Havva, İblis tarafından “ölümsüzlük

Mademki hakikatin, gizli, örtülü olması ve gayba inanmak daha iyi, öyle ise ağzını kapa, dudaklarını yum; yumuk dudaklar daha hoş… Kardeşim, sözden sakın, hakikat sırlarını söylemekten vaz geç ki, ledün

Zerdüşt’ten beri hangi muammayı çözebildik? Hâlâ çöller kadar susuzuz hakikate, yalana, hayat ve ölüme. İnsanlık, daima daha kötü oyuncaklar peşinde koşan bir çocuk. —Cemil Meriç, Bu Ülke   İnsanın arayış

“Ölümsüzlük” isteği, insanın “yok olmama” veya “hayattan tasfiye” olmama insiyakıyla arzuladığı kadîm bir duygudur. Bu duygunun varlığı; bizâtihi dinin, mitolojinin veya efsanelerin anlatımlarında görülür. Âdem ile Havva, İblis tarafından “ölümsüzlük

Son Yazılar

Fazlıoğlu: Bismillahirrahmanirrahim. Değerli arkadaşlar, Teklif’in Nebî ve Haber sayısı için toplanmış bulunuyoruz. Şimdi Nebî ya

Allah sana yardım etsin, bilmelisin ki: Nebî, meleğin yalnız başına Allah’a ibadet edeceği bir şeriat

Cemaat kuru bir kalabalık demek değil, rûh–i vâhidle hareket edebilen bir hey’et–i muntazama–i vahdâniye demektir.

İnsanların en üstünü, nefsini bilfiil akıl olarak yetkinleştirmiş ve amelî erdemler olan ahlâkları elde etmiş

Bu topraklardaki geleneğin ve kültürel aktarımın en önemli unsurlarından biri olan köy odalarındaki okumalara yetişen

XV. yüzyılın başlarında Bursa’da Süleyman Çelebi tarafından telif edilen Vesîletu’n–Necât (Mevlid); dinî, felsefî, kültürel ve antropolojik