“Matematikçi, kurallarını kendi icat ettiği bir oyunu oynarken; fizikçi, kuralları doğa tarafından belirlenmiş bir oyundadır. Zaman ilerledikçe açıkça ortaya çıkar ki, matematikçinin oyunda ilginç bulduğu kurallar doğanın seçtikleriyle aynıdır.” —Paul
Çalışan matematikçi hafta içi Platoncu, hafta sonu ise biçimcidir. Hafta içinde, matematik yaparken, nesnel bir gerçekliğin özelliklerini belirlemekle uğraştığına kanî olmuş bir şekilde Platoncudur. Hafta sonlarında ise, gerçekliğin felsefî bir
“Tanrı sayıları yarattı, geri kalan her şey insan işi.” L. Kronecker Kronecker’in matematiksel nesnelerin inşası tartışmalarında sarf ettiği bu meşhur sözü farklı yorumlara açıktır. Hemen akla gelebilecek bir tanesi
MÜŞÂHEDE (المشاهدة) Dış ya da iç duyulardan biri ile idrak etmektir. Müşâhedât, mahsûsâttır [yani dış
Seyretsen de yâri gerçek göremen Tutuşup aşkına kül olmayınca İstesen de yâre doğru varama’n Gönülden
Mistik kelimesini gündelik hayatımızda oldukça farklı anlamlara gelecek şekilde kullanırız. Kelimeyi, bir insandan hikâyeye, bir
İnsanoğlunun düşünsel serüveni, bir anlamda «her şeyin altındaki o değişmez olan”ı bulma çabasıdır. Bir elmaya,
Nazariyat ile müşâhede arasındaki ilişki, kimi zaman iki bilgi türünü birbirinden ayırt etmek için kimi
Aklı başında her insan tefekkürün gerekli olduğu konusunda bir ölçüde ittifak eder. Bu ittifakın gerekçesi
Copyright © 2025 Teklif Dergisi | Tüm hakları saklıdır.