1. Dünya soyut fikirler değil, somut fiiller üzerine kurulur. Dünyanın yeniden kurulmakta olduğunun söylendiği bu günlerde nasıl bir yol ve yöntem takip etmek gerektiği sorusu kendisini göstermektedir. Yol ve yöntem
1 İnsan zayıf ve muhtaç bir varlıktır; varlığını, kendisine verilmiş olan kabiliyetleri istihdam edip ihtiyaçlarını karşılayarak sürdürür. İhtiyaçlarını karşılayamadığı zaman, o cihette eksik kalır. İhtiyacı karşılama durumu, sorun bağlamının
Tüm bir insanlık son iki yüzyılda Batı Avrupa’nın istilasına uğramış olmakla birlikte, geldiğimiz noktada Batı’nın Avrupa kısmı, imtiyazlı olduğu alanlardaki hegemonik konumunu büyük ölçüde kaybetmiştir. Ancak bu süreçte tüm insanlık
1. Tür olarak insan, mevcudiyetini farkında olsa da olmasa da Hakk ve hakikat ile irtibat içinde sürdürür. İnsan, esas itibarıyla Hakk ve hakikate bağlı olmak zorunda olduğu gibi, Hakk ve
1. Son yüzyılda İslam toplumlarının hallerini en açık bir şekilde sanat üzerinden okuyabiliriz. İslam medeniyetinin ne kadar mevcut olduğu sorusunu, Müslümanların hayatında sanatın mevcut olup olmadığı, mevcut ise ne kadar
Giriş Teknolojinin “İnsanın maddî çevresini denetlemek ve değiştirmek amacıyla geliştirdiği araç gereçlerle bunlara ilişkin bilgilerin tümü” (TDK, Türkçe Sözlük) olarak tanımlanması, onun mahiyetini ifade hususunda oldukça eksik kalmaktadır. Bu tanımı
Ahlâk sorunu nedir? Ne zaman bir ahlâk sorunundan bahsedebiliriz? Türkiye ve İslam dünyasında bir ahlâk sorunu mevcut mu? Batı dünyasında yaşayan insanlar, Müslümanlardan daha mı ahlâklı? Trafik kurallarına uymak ile
1. Allah, âlemi yaratıp, yönetirken hiçbir şeye mecbur değil; hiçbir şey onu bir şey yaratmaya zorlayamaz. Dolayısıyla ilâhî irade, ancak ilâhî hikmet ile mukayyettir. Çünkü sadece ilâhî irade kendisini takyid
1. Fiil, etrafında olup bitene irâdî olarak/bilerek ve farkında olarak müdahale etmek veya etmemektir. Olup bitene müdahale edebilmek için hem buna muktedir olmak hem de nasıl müdahale edeceğini bilmek yanında,
1. İlkeleri olmayan, omurgasız, ama amaca bağlı rasyonel bir praxis/bilfiil bir varoluş şekli olarak kapitalizmin, ilkeleri olan ve kendisini “usûl”ü ve “erkan”ı üzerinden tanımlayan İslam ile herhangi ortak bir noktası
MÜŞÂHEDE (المشاهدة) Dış ya da iç duyulardan biri ile idrak etmektir. Müşâhedât, mahsûsâttır [yani dış
Seyretsen de yâri gerçek göremen Tutuşup aşkına kül olmayınca İstesen de yâre doğru varama’n Gönülden
Mistik kelimesini gündelik hayatımızda oldukça farklı anlamlara gelecek şekilde kullanırız. Kelimeyi, bir insandan hikâyeye, bir
İnsanoğlunun düşünsel serüveni, bir anlamda «her şeyin altındaki o değişmez olan”ı bulma çabasıdır. Bir elmaya,
Nazariyat ile müşâhede arasındaki ilişki, kimi zaman iki bilgi türünü birbirinden ayırt etmek için kimi
Aklı başında her insan tefekkürün gerekli olduğu konusunda bir ölçüde ittifak eder. Bu ittifakın gerekçesi
Copyright © 2025 Teklif Dergisi | Tüm hakları saklıdır.