I. Sonradan bir felsefe terimleri sözlüğü de hazırlayacak olan Bedia Akarsu, 1940’lı yıllarda İstanbul Üniversitesinde felsefe tahsil ederken Hilmi Ziya ve Mustafa Şekip gibi hocalarının “çok eski bir dil” kullandıkları
Tarihsel olarak bakıldığında, her ne kadar Protestanlığın ortaya çıkışıyla birlikte Kitab–ı Mukaddes’in yerel dillere çevrilme sürecinde bir evveliyatı olsa da “Yahudi–Hıristiyan” terimi önce ilk kez Alman–Protestan teolojinin içinden doğar. Sonra
Edebiyat tarihinde genelde alafranga züppeyle özdeşleşmiş Felâtun tipiyle hatırlanan Ahmet Mithat son zamanlarda özellikle Müşahedât ve Karı Koca Masalı’yla başka bir gözle değerlendirilir. Bunlardan ilkinde yazılan romanı kahramanlarıyla tartışan, buna
Oğuz Haşlakoğlu, “tarih öncesi o en erken koşullar”da diğer canlılardan hiçbir biçimde farklı olmadığını ve besin zincirinin bir parçası olarak hayatta kalma mücadesi içinde bulunduğunu söylediği homo sapiens’i mağaraya yerleştirir.
Bilimlerde akıl, bilgi nesnesiyle iki şekilde ilişkili olabilir: » Bu nesneyi ve kavramını yalnızca belirlemek
Mâkûl, idrâk edilen demektir. Birinci derecede akledilenler, ister var ister yok olsunlar ister basit bileşik
Filozoflar şöyle demiştir: Aklın yani nâtık nefsin taakkulünün mertebeleri dörttür. Birincisi, heyûlânî akıldır. Bu akıl,
Şunu bil ki işlerin hakikati akılla bilinir; iyilik ve kötülüklerin ayrımı ancak akılla yapılır. Akıl
Aydınlanma süreci ve modernite ile birlikte Batılı biçimde düşünmenin ve akletmenin evrenselliği neredeyse tüm toplumların
Gündelik dilde “rasyonel” sözcüğü; akıllı, ölçülü veya gerçekçi davranan kişiyi anlatır. İktisat teorisinde ise rasyonellik,
Copyright © 2026 Teklif Dergisi | Tüm hakları saklıdır.