Hakikatin Grameri: Tümeller ve Yaşam Biçimleri

Yasin Ramazan

Yasin Ramazan



İnsanoğlunun düşünsel serüveni, bir anlamda «her şeyin altındaki o değişmez olan”ı bulma çabasıdır. Bir elmaya, bir adalet eylemine veya bir üçgen çizimine baktığımızda, zihnimiz tikel olanın ötesine geçip o “şeyi” o “şey” yapan genel bir ilkeyi arar. Felsefe tarihinde bu genel ilkelere, yani tikel nesnelerin paylaştığı ortak niteliklere “tümeller” (küllîler/universals) adını veriyoruz. Peki, bu tümelleri bütünüyle kavramak bizi hakikatin nihâî bilgisine ulaştırır mı? Yoksa hakikat, kavramların o steril dünyasından daha dirençli ve daha “kanlı canlı” bir yerde mi duruyor?

Bu yazıda, tümelleri bilmenin hakikate ulaşmak için neden tek başına yeterli olmadığını, ancak hakikatle temas kurmamızı sağlayan vazgeçilmez araçlar olduklarını tartışacağız. Temel iddiamız şu: Nihâî ve mutlak bir hakikate ulaşmamızı sağlayacak “nihâî bir yaşam biçimi” mevcut değildir; dolayısıyla tümellerin bilgisi bizi son durağa ulaştırmaz. Ancak Ludwig Wittgenstein’ın felsefesinden ödünç alacağımız bir perspektifle, tümellerin “normatif” (kural koyucu) gücü ve doğanın sunduğu “direnç noktaları” sayesinde, kavramlarımızın aslında gerçeklikle nasıl derin bir bağ kurduğunu göstereceğiz. Bu yolculuk, bizi Platon’un göksel idealarından, Wittgenstein’ın “yaşam biçimleri realizmi” (form of life realism) adını verebileceğimiz sarsılmaz ama esnek zeminine taşıyacak.

Gökyüzünden Yeryüzüne Tümellerin Kısa Tarihi

Her şeyin Platon’un devrimci olduğu kadar huzursuz edici sorusuyla başladığını söyleyebiliriz. Eğer dünyadaki her şey değişiyorsa bilgi nasıl mümkün olabilir? Platon’a göre, etrafımızdaki güzel şeyler yaşlanır ve yok olur ama “Güzellik” kavramının kendisi değişmez. Bu bakış açısına göre “tümeller”, nesnelerden bağımsız, aşkın bir âlemde var olan gerçekliklerdi. Orta Çağ’da “Realizm” (gerçekçilik) olarak adlandırılan bu gelenek için, tümelleri bilmek doğrudan Tanrı’nın zihnindeki planı, yani hakikati bilmek demekti. Eğer “insanlık” tümelini bilirseniz tek tek insanların geçici halleri sizi yanıltamazdı.




Makalenin devamını okumak için Abone Olun