Ahmet Ayhan Çitil

Ahmet Ayhan Çitil

ahmetayhan-gelecegin-web-20
Geleceğin Ahlâkını Kurmak İçin Mütefekkirler Neleri Başarmalı?

1.  İnsan, arzu duyan ve irade eden bir varlık. Hal böyle olunca neye sahip olmayı arzuladığı ve neyi bilfiil kılmaya yöneldiği, varoluşsal bakımdan büyük önem arz ediyor. İnsan, hemen her

ahmetayhan-mantık-web-19

Bilindiği gibi mantığı, aramızdaki anlaşmazlıkları çözmek, birbirimizi ikna etmek, belli söylenilenlerden belli sonuçların çıktığını göstermek üzere bu itibarla da bir araç (organon) olarak geliştiriyoruz. Bu anlaşmazlıklar arasında metafizikle yani varlıkla

ahmetayhan-insandan-web-18

Gramatik olarak hemen her şeye fiil yüklenebilir. Ama dilbilimsel açıdan bunun yapılabilmesi öznede anılanı fâil kılmaz.  Burada fâil olmak ile kasıt fiil üzerinden varlığa gelenin asıl sebebi olabilmektir. Benim kolumu

ahmetayhan-kapitalizmin-web-17

Kapitalizmin nefs–i emmârenin tüm gücünü arkasına aldığı ve kendisini vazgeçilmez olarak dayattığı bir çağda yaşıyoruz.  Hemen herkes kapitalizmin nimetlerinden vazgeçmeden zararlarını bertaraf etmeni yolunu arıyor. Bu yollar, sosyalizm gibi yeni

ahmetayhan-dunyanın-web-16

  “Dünya” sözcüğü, çok anlamlı bir sözcüktür. Müslümanların âşina oldukları bir bakış açısından “hayat” sözcüğünün bir sıfatıdır, âhiret hayatının öncesindeki hayatı betimler. Klasik bir perspektiften kendimizi içinde bulduğumuz sahnedir ki

web-sayi15-ahmetacitil-gunumuzde

Hakikat elimizin altında değil. Her şeyi zorlaştıran da bu, ilginç kılan da… İnsanlık hakikate sadık sözün peşinde bitmeyen, tükenmeyen bir arayışla mükellef. Birileri, iyi ki, uğraşıp didinip izlenebilecek yollar açıyorlar:

ahmetayhan-muslumanlar-web-sayı14

Başlıktaki “Yahudi sorunu” ifadesi ile kastedilen, Nazi Almanya’sının bir soykırım uygulayarak “nihaî çözüme” kavuşturmaya çalıştığı soruna (Endlösung der Juedenfrage) değil, Karl Marx’ın Alman tarihçi ve ilahiyatçı Bruno Bauer’in 1843 tarihli

“Değişmeyen tek şey değişimdir” mottosunun hemen her ortamda bir dirençle karşılaşmaksızın rahatça ifade edilebildiği tarihsel bir dönemde Müslüman olmak, naslara dayalı, bu itibarla da değişmeyen bazı hükümleri hayatın merkezine yerleştirmekle

I. İslam–o–fobi veya İslam–korkusu, temeddün meselesinin merkezinde yer alan son derece önemli bir ruh hâlidir. Bu ruh hâlinin ortaya çıktığı arka planın anlaşılması, insanlığın medenîleşme sürecinde evrilmesi beklenen bir sonraki

Öyle bir çağda yaşıyoruz ki, her alanda yaşanan değişimlerin hızı, belki de tarihin hiçbir döneminde görülmediği kadar yüksek. Söz konusu değişimler, beraberinde büyük riskleri ve sınır aşan sorunları getiriyor. Toplum

Son Yazılar

Bilimlerde akıl, bilgi nesnesiyle iki şekilde ilişkili olabilir: » Bu nesneyi ve kavramını yalnızca belirlemek

Mâkûl, idrâk edilen demektir. Birinci derecede akledilenler, ister var ister yok olsunlar ister basit bileşik

Filozoflar şöyle demiştir: Aklın yani nâtık nefsin taakkulünün mertebeleri dörttür. Birincisi, heyûlânî akıldır. Bu akıl,

Şunu bil ki işlerin hakikati akılla bilinir; iyilik ve kötülüklerin ayrımı ancak akılla yapılır. Akıl

Aydınlanma süreci ve modernite ile birlikte Batılı biçimde düşünmenin ve akletmenin evrenselliği neredeyse tüm toplumların

Gündelik dilde “rasyonel” sözcüğü; akıllı, ölçülü veya gerçekçi davranan kişiyi anlatır. İktisat teorisinde ise rasyonellik,