Sami Turan Erel

Sami Turan Erel

samituranerel-ilahi-web-sayi-24
İlâhî Zatın Teferrüdü ve Kulun Halveti: Kelâmî Bir Yetkinleşme Yorumu

Kişinin maddî ilintilerden uzaklaşarak Hak’la baş başa kalması anlamında bir tasavvuf terimi olan halvet, insan nefsinin yetkinleşmesinin bir yolunu teşkil eder. Dolayısıyla halveti konuşmak insan açısından yetkinleşmeyi konuşmak anlamına gelir.

1. İnsanın fiillerinin nispet edilmesi gereken özne Allah mıdır insanın kendisi midir? Bu, kelâm tarihinin başlangıcına kadar geri götürülebilecek olan insanın özgürlüğü tartışmasının temel sorusudur. Erken dönemden itibaren kelâmcılar bu

Kökleri 19. yüzyılda olmakla birlikte, bilhassa 20. yüzyılın ilk yarısına damgasını vuran varoluşçuluk, varlık karşısında oluşa, öz karşısında varoluşa, akıl ve düzen karşısında ise irrasyonel yönleriyle tebarüz eden yaşam ve

Son Yazılar

Birçok tenkitler ve bazı tekliflerle ortaya çıkan bu kitap, evvelce neşredilmiş olan Kültür Değişmeleri ve

Dördüncü Makale Birinci Fasıl [308] Zira şey ancak bilinmek için talep edilir. Bilindiği zaman da

Sorunu olanın sorusu vardır. Bir başka deyişle, sorularınız varsa sorunlarınız var demektir. Felsefî düşüncenin sağlam

Bu yazının başlığındaki soru, esasında ilk bakışta göründüğü kadar masum değildir. Çünkü bu soru “çağdaşlaşma”yı

“Klasik” düşünce ve yapıların yerine “modern” düşünce ve yapıların ikâme edilmesiyle “teleolojik” bakışın yerini “mekânik”

I. Her türden nesneler tarafından kuşatılmış bir dünyada yaşıyoruz; ancak hiçbir felsefî çerçevede nesnelerin ya