Sami Turan Erel

Sami Turan Erel

samituranerel-ilahi-web-sayi-24
İlâhî Zatın Teferrüdü ve Kulun Halveti: Kelâmî Bir Yetkinleşme Yorumu

Kişinin maddî ilintilerden uzaklaşarak Hak’la baş başa kalması anlamında bir tasavvuf terimi olan halvet, insan nefsinin yetkinleşmesinin bir yolunu teşkil eder. Dolayısıyla halveti konuşmak insan açısından yetkinleşmeyi konuşmak anlamına gelir.

1. İnsanın fiillerinin nispet edilmesi gereken özne Allah mıdır insanın kendisi midir? Bu, kelâm tarihinin başlangıcına kadar geri götürülebilecek olan insanın özgürlüğü tartışmasının temel sorusudur. Erken dönemden itibaren kelâmcılar bu

Kökleri 19. yüzyılda olmakla birlikte, bilhassa 20. yüzyılın ilk yarısına damgasını vuran varoluşçuluk, varlık karşısında oluşa, öz karşısında varoluşa, akıl ve düzen karşısında ise irrasyonel yönleriyle tebarüz eden yaşam ve

Son Yazılar

Bilimlerde akıl, bilgi nesnesiyle iki şekilde ilişkili olabilir: » Bu nesneyi ve kavramını yalnızca belirlemek

Mâkûl, idrâk edilen demektir. Birinci derecede akledilenler, ister var ister yok olsunlar ister basit bileşik

Filozoflar şöyle demiştir: Aklın yani nâtık nefsin taakkulünün mertebeleri dörttür. Birincisi, heyûlânî akıldır. Bu akıl,

Şunu bil ki işlerin hakikati akılla bilinir; iyilik ve kötülüklerin ayrımı ancak akılla yapılır. Akıl

Aydınlanma süreci ve modernite ile birlikte Batılı biçimde düşünmenin ve akletmenin evrenselliği neredeyse tüm toplumların

Gündelik dilde “rasyonel” sözcüğü; akıllı, ölçülü veya gerçekçi davranan kişiyi anlatır. İktisat teorisinde ise rasyonellik,