Oktay Taftalı

Oktay Taftalı

oktaytaftali-bilme-web-22
Bilme Biçimi ve Anlamlandırma İmkânı Olarak Sanat

Aristoteles, daha Metafizikin girişinde, “Bütün insanlar doğaları gereği bilmek isterler” diyordu. İnsanın doğası nedir, nasıldır; ayrı bir tartışma ancak bilgi sadece insan için değil tüm canlılar için canlılık durumunu sürdürmenin

oktaytaftali-yasama-web-21

İhtiyacım olmayan ne kadar çok şey var1 —Sokrates   Canlıların ortak özelliği olan yaşama çabası esnasında, insanın kendisine verili doğadan, canlılık durumunu sürdürebilmek için temin etmesi gereken iki ana ihtiyaca

oktaytaftali-etik-web-20

Canlı varlığın canlılık durumunu sürdürme iradesi, onun aynı zamanda bir eylem varlığı olmasını mümkün kılmıştır. Tek hücrelilerden tutun yaşam gereksinimlerini temin amacıyla köklerini toprağın derinliklerine, yapraklarını güneş ışıklarına salan bitkilere

oktaytaftali-zorunluluk-web-19

Tarih varlığına yaklaşım birkaç farklı biçimde tezahür ediyor. Tarihi, filoloji ve arkeoloji üzerinden yaşanmış olayların birikimi, tasnifi ve dökümü olarak ele almak, günümüzde tarihçinin görevi olarak öngörülürken; yaşanan olayları esnasında

oktaytaftali-iletisimsel-web-18

Mevcudiyet, bilinç varlığı olan insan açısından bir meşruiyet sorunu olarak algılanmış olsa gerektir. “Niçin bir şey, yok değil de var” sorusuna, Aristoteles’in neden–erek (teleologie) kuramı doğrultusunda, her şeyin bir nedenden

oktaytaftali-das-web-17

Karl Marx’ın 1867 yılında yayımlanan Kapital: Politik Ekonominin Eleştirisi adlı eseri, düşünce tarihinde kaleme alınmış toplum teorileri arasında önemli metinlerden biridir. Önem sıfatıyla nitelenmesine yol açan özelliği, eserin iki bin

oktaytaftali-sanatın-web-17

İnsanın anlam dünyası içinde sanat etkinliğinin hacimli bir yer tuttuğunu varsayarak giriş yapabiliriz. Tarihsel ve toplumsal bir varlık olmasına rağmen, tarihselliğine oranla kısa bir ömre sahip insanın, içinde yaşadığı çağa

Medya başlığı altında yer alan basın, televizyon, internet, sosyal ağlar gibi unsurların, teknolojik gelişmeyle birlikte, bireysel–toplumsal ilişkilerimizde ve giderek gündelik hayatımızın hemen her alanında daha etkin bir yer kapladığı söylenebilir.

Son Yazılar

Birçok tenkitler ve bazı tekliflerle ortaya çıkan bu kitap, evvelce neşredilmiş olan Kültür Değişmeleri ve

Dördüncü Makale Birinci Fasıl [308] Zira şey ancak bilinmek için talep edilir. Bilindiği zaman da

Sorunu olanın sorusu vardır. Bir başka deyişle, sorularınız varsa sorunlarınız var demektir. Felsefî düşüncenin sağlam

Bu yazının başlığındaki soru, esasında ilk bakışta göründüğü kadar masum değildir. Çünkü bu soru “çağdaşlaşma”yı

“Klasik” düşünce ve yapıların yerine “modern” düşünce ve yapıların ikâme edilmesiyle “teleolojik” bakışın yerini “mekânik”

I. Her türden nesneler tarafından kuşatılmış bir dünyada yaşıyoruz; ancak hiçbir felsefî çerçevede nesnelerin ya