Latif Karagöz

Latif Karagöz

latif-insani-teklif-web-sayi-28
İnsânî Eylemi Anlamak: Psikolojide Epistemik Mâkûliyetin Sınırları

İnsânî bir eylemin ortaya çıkması, herhangi bir icbar veya patolojik durumun olmadığı bir sahnede birbiriyle irtibatlı farklı gerçeklik katmanlarının varlığı ile mümkün hale gelir: Bunlar, biyolojik, fiziksel, kimyasal bileşenlerin oluşturduğu

latifkaragoz-birbenlik-web-sayi-24

I. Bu yazıda yalnızlığa ilişkin modern tasavvurların esas itibarıyla bu tasavvuru besleyen insan anlayışının bir sonucu olarak ortaya çıktığını göstermeye çalışacağım. Bu bağlamda, modern insan anlayışının ve ona ilişen hallerin

1. Bu yazıda, modern psikolojinin bir bilim olarak inşa edildiği süreç ve sonrasında şekillenen tartışmaları Türkiye’deki tecrübesine odaklanarak değerlendirmek amaçlanmaktadır.  Bu amaç doğrultusunda psikolojinin tarihsel ve güncel tecrübesi, bilim ve

“İ nsan nedir?” sorusu, insanın irtibat halinde olduğu tüm varlık alanlarına ilişkin sorgulamaların nihayetinde kendisine döndüğü bir niteliğe sahiptir. Toplumun, ahlâkın, canlılığın, hayatın, Tanrı’nın, ölümün vb. ne’liğine ve anlamına ilişkin

Son Yazılar

Bilimlerde akıl, bilgi nesnesiyle iki şekilde ilişkili olabilir: » Bu nesneyi ve kavramını yalnızca belirlemek

Mâkûl, idrâk edilen demektir. Birinci derecede akledilenler, ister var ister yok olsunlar ister basit bileşik

Filozoflar şöyle demiştir: Aklın yani nâtık nefsin taakkulünün mertebeleri dörttür. Birincisi, heyûlânî akıldır. Bu akıl,

Şunu bil ki işlerin hakikati akılla bilinir; iyilik ve kötülüklerin ayrımı ancak akılla yapılır. Akıl

Aydınlanma süreci ve modernite ile birlikte Batılı biçimde düşünmenin ve akletmenin evrenselliği neredeyse tüm toplumların

Gündelik dilde “rasyonel” sözcüğü; akıllı, ölçülü veya gerçekçi davranan kişiyi anlatır. İktisat teorisinde ise rasyonellik,