İhsan Fazlıoğlu

İhsan Fazlıoğlu

Mahsûs ile Mâkûl Arasında İbn Heysem’in Maddî Dünyanın Davranışına İlişkin Bilme Yöntemi

Müslümanlar, yayıldığı coğrafyalardaki insanlığın her konudaki hafızasını tevârüs, temellük ve temessül ettiklerinde ve Medine, Basra ve Kûfe’de dil bilimleri, dinî bilimler, özellikle usûl bilimleri, kelam, tasavvuf ve tarih gibi alanları

Teklif dergisinin bilgi konulu 9. sayısında dile getirildiği üzere bilgi hakkında konuşmak bizâtihi insan hakkında konuşmaktır ya da Hz. Ali’nin[k.v.]  dediği üzere ‘insan=bilgi’dir. Tabiat ile Hayat’taki her şeyle bir şekilde

İbn Bâcce’nin (ö. 1139) Tedbîr el–mutevahhid, İbn Tufeyl’in (ö. 1185) Hayy b. Yakzân, ve İbn Rüşd’ün (1198) Fasl el–mekâl fîmâ beyn el–şerîa ve el–hikme min el–ittisâl ve diğer eserlerindeki fikirler

Teklîf gibi bir kavramı temellendirmek ve mükellefiyet gibi bir kavrama içerik kazandırmak için öncelikle büyük ölçekte ‘Varlık’ın bir anlamı mevcut mudur?’; küçük ölçekte ise, Varlık’ın bir var–olan–olarak üyesi ‘insanın bir

Bir söylemin diyagramatik varlık şeması en temelde üç imkânı verir: Birincisi, idrâk için ontolojik bir tabakalaşma ve hiyerarşi duyarlılığı; ikincisi, üzerine konuşulan nesnenin alacağı yüklemleri belirlemesi; üçüncüsü ise bilginin meşruiyeti

ihsanfazlı-varlık-web-sayı2

Herhangi bir gerçeklik soruşturması en temelde iki sınıra dayanır: Birincisi insanın kendini idrâk etmesi; ikincisi ise içinde bulunduğu yeri (dünyayı) idrâk etmesi. İlk bakışta hemen tüm gerçekliğin idrâk etkinliğinde görünür

İnsanın özgürlük gibi kavramları kendine konu kılması kızgın bir demiri, sırf merak için eline alıp tutmasına benzer. Kızgın demiri kişi, ne kadar dayanıklı olursa olsun uzun bir süre elinde tutamazsa

“Bir şey hakkında yargıda bulunmak, o şeyin tasavvurunun bir uzantısıdır.” [الحكم‭ ‬على‭ ‬الشيء‭ ‬فرعٌ‭ ‬عن‭ ‬تصوّره] kuralı gereği, gayb hakkında herhangi bir yargıda bulunabilmek için mefhûmunun açık-seçik bir şekilde belirlenmesi

Bu yazıda bir kavram olarak adaletin, belirli türlerini de dikkate alarak bir çözümlemesini yapmayacağız. Felsefe-Bilim Tarihi bu çözümlemelerin ayrıntılarıyla doludur. Adaletin tanımı, kim ya da kimler tarafından vazedileceği, ölçütü yani

Daha önceki Teklif sayılarındaki yazılarımızda vurguladığımız gibi insan, Aslî Fâil’in var–kılma etkinliğinin bir uzantısı ve var–olanlar kümesinin bir üyesidir ki, bu durumu varlık bağı olarak adlandırmıştık. Ancak insan bir kez

Son Yazılar

Bilimlerde akıl, bilgi nesnesiyle iki şekilde ilişkili olabilir: » Bu nesneyi ve kavramını yalnızca belirlemek

Mâkûl, idrâk edilen demektir. Birinci derecede akledilenler, ister var ister yok olsunlar ister basit bileşik

Filozoflar şöyle demiştir: Aklın yani nâtık nefsin taakkulünün mertebeleri dörttür. Birincisi, heyûlânî akıldır. Bu akıl,

Şunu bil ki işlerin hakikati akılla bilinir; iyilik ve kötülüklerin ayrımı ancak akılla yapılır. Akıl

Aydınlanma süreci ve modernite ile birlikte Batılı biçimde düşünmenin ve akletmenin evrenselliği neredeyse tüm toplumların

Gündelik dilde “rasyonel” sözcüğü; akıllı, ölçülü veya gerçekçi davranan kişiyi anlatır. İktisat teorisinde ise rasyonellik,