Abdünnâfi' İffet Efendi

Abdünnâfi' İffet Efendi

Beyan ve Temeddün Beyan Cihetinden Temeddünün Temellendirilmesi en–Nef’u’l–Mu’avvel’den

قَالَ‭ ‬رَحِمَهُ‭ ‬اللَّهُ عَلَى‭ ‬مَا‭ ‬أَنْعَم1 (عَلَى) kelimesi bi’tibâri’l–isbât (اَلْحَمْدُ‭ ‬لِلَّهِ) kavline müte’allık olup 2(أُثْبِتَ‭ ‬هَذَا‭ ‬الْحَمْدُ‭ ‬عَلَى‭ ‬إِنْعَامِهِ) mefhûmunda olur.3 (مَا) masdariyye olup mevsûle olmadığına delîl–i lafzî; mevsûlün âide ihtiyâcı

Son Yazılar

Bilimlerde akıl, bilgi nesnesiyle iki şekilde ilişkili olabilir: » Bu nesneyi ve kavramını yalnızca belirlemek

Mâkûl, idrâk edilen demektir. Birinci derecede akledilenler, ister var ister yok olsunlar ister basit bileşik

Filozoflar şöyle demiştir: Aklın yani nâtık nefsin taakkulünün mertebeleri dörttür. Birincisi, heyûlânî akıldır. Bu akıl,

Şunu bil ki işlerin hakikati akılla bilinir; iyilik ve kötülüklerin ayrımı ancak akılla yapılır. Akıl

Aydınlanma süreci ve modernite ile birlikte Batılı biçimde düşünmenin ve akletmenin evrenselliği neredeyse tüm toplumların

Gündelik dilde “rasyonel” sözcüğü; akıllı, ölçülü veya gerçekçi davranan kişiyi anlatır. İktisat teorisinde ise rasyonellik,