Nübüvvet a priorisi

Dünya, el–hayatu’d–dünya’nın kısaltılmış hali olarak yakın hayatımız, el–hayatu’l–ahire veya el–hayatu’l–ukba, gelecek hayatın mukabilidir ve biz farkında olsak da olmasak da mevcudiyetini nebevî hikmete medyundur. Dünya tarihi de dünya gibi nebevî hikmet etrafında gerçekleşir. Günümüzde karşı karşıya kaldığımız sorunlar da bu sorunların çözümü de meselenin esasında bulunan bu irtibatla alakalıdır. Bu irtibata kısaca “nübüvvet a priorisi” […]

Hakikatle Hakikatli Bir İlişkinin Ontolojik Zemini Olarak Peygamber/Nebî

Tüm düşünce tarihi boyunca düşünür, filozof, teolog veya din âlimlerinin, düşüncelerini büyük ölçüde hakikat, değer ve anlam meseleleri üzerine teksif ettikleri söylenebilir. Hiç kuşku yok ki bu noktada zuhûra gelen en önemli problem, insanın sahip olduğu epistemik güçlere referansla söz konusu büyük ve anlamlı soruları, epistemolojik bir mesele olmaktan çıkarıp ontolojik anlamda tatmin edici yanıtlarla […]

Nübüvvet: Var–oluş–olarak–insan İçin Bir İstikâmet Teklifi

Sorulabilecek tüm soruları tükettiğimizde iki ucu kendinde müphem bu–ara–da yaşayan insanın, ne–için var–olduğunu ve niçin Yeryüzü’nde var–oluştuğunu nihâî olarak karşılayacak bir cevabı, hiçbir dinî öğreti, felsefî dizge, mistik tecrübe, vb. zemini beşerî olan, en genel anlamıyla, hiçbir metafizik inşâ biteviye veremez. Var, ne–iç–i–n var ve insanın bu var–iç–i–n–de–ki yeri nedir? Bu sorulara ilişkin tüm denemeler, […]

Haber’e İtimat Esasa Alınmaksızın Bilgi Temellendirilebilir mi?

“Haber’in var mı?”  Türkçede çok farklı bilgi içerikleri ile ilgili sıklıkla kullandığımız bir soru ifadesi…  Bir olgudan zihinsel bir duruma, bir sözcüğün anlamından kendimize ilişkin farkındalığa kadar hemen her şeyi bu sorunun konusu yapabiliriz. Dünkü maçı kimin kazandığından, yerküreden en uzak noktaya kimin gittiğine, bir çalgının çıkardığı sesten bir teoremin  ispatına bu soruya malzeme kılabileceğimiz […]