Nübüvvet: Var–oluş–olarak–insan İçin Bir İstikâmet Teklifi

İhsan Fazlıoğlu

İhsan Fazlıoğlu



Sorulabilecek tüm soruları tükettiğimizde iki ucu kendinde müphem bu–ara–da yaşayan insanın, ne–için var–olduğunu ve niçin Yeryüzü’nde var–oluştuğunu nihâî olarak karşılayacak bir cevabı, hiçbir dinî öğreti, felsefî dizge, mistik tecrübe, vb. zemini beşerî olan, en genel anlamıyla, hiçbir metafizik inşâ biteviye veremez. Var, ne–iç–i–n var ve insanın bu var–iç–i–n–de–ki yeri nedir? Bu sorulara ilişkin tüm denemeler, en nihayetinde, yine bir kişinin kendi idrâk sınırları çerçevesinde, el–altında tutabildiği maddî ve manevî imkânlar dâhilinde ürettiği bir epistemik çekiçle, Var’dan yontarak inşâ ettiği bir yontu olmanın ötesine gidemez. Bir kişi yerine çok kişi de konabilir; hatta bu koyuş, bütün bir insanlık tarihi dikkate alındığında, kendinde anlamlı olmakla birlikte, bir yontu mezarlığıyla yüzleşmemizi gerektirir. İlk bakışta, böyle bir yüzleşmenin insanlığın bir kaderi olduğu söylenebilir ancak her bir insanın biricikliği dikkate alındığında, yontuların neden olduğu yıkımların boyutu, bütün ağırlığıyla üstümüze çöker. Felsefe–bilim tarihinde sıklıkla karşılaştığımız hakikat krizlerinin aslında bu tür inşâların, birbirlerine attığı çelmelerin bir sonucu olduğu söylenebilir. 




Makalenin devamını okumak için Abone Olun