Nübüvvet a priorisi

Tahsin Görgün

Tahsin Görgün



Dünya, el–hayatu’d–dünya’nın kısaltılmış hali olarak yakın hayatımız, el–hayatu’l–ahire veya el–hayatu’l–ukba, gelecek hayatın mukabilidir ve biz farkında olsak da olmasak da mevcudiyetini nebevî hikmete medyundur. Dünya tarihi de dünya gibi nebevî hikmet etrafında gerçekleşir. Günümüzde karşı karşıya kaldığımız sorunlar da bu sorunların çözümü de meselenin esasında bulunan bu irtibatla alakalıdır. Bu irtibata kısaca “nübüvvet a priorisi” diyeceğim. 

Nübüvvet a priorisini tam olarak kavrayabilmek için fert ve tür olarak insanın varoluş şartlarını hatırlamamız gerekmektedir: (1) İnsanın varoluş şartları bir dünyayı iktizâ ettiği için, bir dünyanın kurulmasının ön şartlarının belirlenmesi ve (2) bunun zaman cihetinden de tüm bir insanlığı ilgilendirdiğinin ve ilgi cihetinin gösterilmesi; (3) meselenin nübüvvet ile irtibatının anlaşılmasını temin edecektir. Günümüzde yaşadığımız ve tüm bir insanlığın varlığını tehdit eden yönelişin sebebi, —bir fesada yönelik bulunuşun sebebidir—, illetu’l–‘ademi, ademu’l–‘illeti [yokluğun illeti, illetin yokluğudur] fehvasınca, nebevî hikmet ile irtibatın ihmali olduğunu (4) belirledikten sonra varlık ve zamanın veya zaman boyutu bulunan bir varlık olarak dünyanın ilkesi olarak nübüvvetin, tür olarak insanlığın günümüzdeki salahı ve geleceğinin de teminatı olduğunu ifade etmek (5) kaçınılmazdır. Bir vecibe haline geldiği için bunu bir vazife olarak kavramak ve mucebince amel etmek, bizim, Âhir Zaman Peygamberi ile irtibatını muhafaza edenlerin mükellefiyeti olduğunu söyleyebiliriz.




Makalenin devamını okumak için Abone Olun