Logos–Merkezciliğin Eleştirisi Bağlamında Hümanistik veya Metafiziksel Olmayan Düşünmenin Biricik İmkânı Olarak ed–Din/İslam

Kasım Küçükalp

Kasım Küçükalp



Giriş: Logos–Merkezci Düşünme Pratiği ve Hümanistik Metafiziğin İnşâsı

Batı düşünce geleneğine ait düşünme pratiğinin en temel karakterinin, çağdaş felsefelerce logos–merkezcilik olarak adlandırılan ve akıl, söz veya yasayı tüm değer ve yargıların yegâne kıstası kılması olduğu söylenebilir. Kaynağı itibarıyla Grekçe söz, mantık, akıl ve kozmik yasalılık gibi geniş bir anlam yelpazesine sahip olan logos kavramına dayanan bu yaklaşım, felsefeyi bir “ilk ilke”, “ilk neden” ya da “düzenleyici ilke” arayışına dönüştürmüştür. Bu pratik, varlık ve hakikatin rasyonel bir özünün bulunduğu ve bu özün insan aklı (logos) tarafından tam bir açıklıkla kavranabileceği temel varsayımına dayanır. Ancak bu rasyonel zemin arayışı, kaçınılmaz olarak insan idrâkini evrenin merkezine yerleştiren ve hakikati beşerî epistemik evrenin sınırlarına indirgeyen hümanistik metafiziklerin doğuşuna yol açmıştır.

Her ne kadar moderniteyle birlikte revaç bulmuş bir kavram olsa da en genel anlamıyla hümanizm, hakikatin bilinmesinde insan aklının referans noktası olarak merkeze alınması anlamında, düşünce konusu kılınan her şeyin beşerî öznenin akıl veya idrâkine indirgenmek suretiyle çözümlendiği bir düşünme pratiğine karşılık gelir. Tarihsel arka planı itibarıyla düşünüldüğünde Aristoteles’in “düşüncenin kategorileri ile varlığın kategorileri arasında bir mütekabiliyet”, dolayısıyla da bir özdeşlik varsayımı üzerine bina ettiği ve mantığı adeta ontoloji statüsüne taşıyan düşünce pratiğiyle temelleri atılan bu süreçte insan, rasyonel bir canlı olarak tanımlanarak merkezî bir konuma yerleştirilmiştir. Hakikatin adeta beşerî özneye ait düşünce ufkunun insafına terk edildiği bu düzlemde, varlık ne ise o olarak düşünülmek yerine, beşerî idrâkin sınırlarınca belirlenmiş bir düşünce “nesne”si haline getirilmiş ve böylece hakikat alanı, aşkınlığını yitirmek suretiyle yapısal bir daralmaya mâruz bırakılmıştır. 




Makalenin devamını okumak için Abone Olun