Türkiye’de Muhafazakâr Parti Politikasının Dönüşümü
I.Genel olarak partileşme (fırkalaşma) ve parti politikası Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde ortaya çıkan bir olgu olup, esasen “Bu devlet nasıl kurtarılabilir?” sorusuna aranan cevapla bağlantılı bir gelişmedir. Cumhuriyet dönemindeki partileşme ve parti politikaları ise tarihsel arka planından başka bir istikamette seyretmiştir. Cumhuriyet zikredilen sorunun cevabı olmakla beraber; böyle bir rejim içinde siyasî partilerin vücut bulması, […]
Eski Türklerde Siyasetin Gelişimi
Eski Türklerde siyasetin durumunu kavrayabilmek için öncelikle bozkırlarda gelişen hayat tarzını anlamak gerekir. Otlak ve su kaynaklarına dayalı bir yaşam sürdüren Türk kökenli topluluklar, bunların paylaşımı ve korunması için kendi aralarında konsensus sağlıyorlar; böylece devlet örgütlenmesine giden yol açılıyordu. Kısacası kabilelerin kendi aralarındaki anlaşmaları, tüm bozkırları kaplayan devletlerin ilk nüvesini oluşturuyordu. Bozkır örgütlenme biçiminde aileden […]
Nasıl Bir Eğitim Kurgusu Despotizmin Aşılmasına Vesile Olabilir?
Medeni bir toplumun yerleşik olduğu mekân anlamında şehrin kuruluşu, geliştirilmiş tüm maddî altyapısının ötesinde sakinlerinin kendilerini bir sahne içerisinde idrak ediş biçimlerini varsayar. Şehir ile sahnenin idraki arasındaki rabıta, kolaylıkla, belirli bir toprağı vatan gören milletlerin ölçeğine de genişletilebilir. Dar ölçekte şehirlilerin, daha geniş ölçekte milletlerin, en geniş ölçekte de insanlığın nasıl olup da barış […]
Metafiziğin Gölgesinde Siyaset Felsefesi Yapmak es-Siyasetü’l-Medeniyye
İslam dünyasında amelî hikmet ve onun bir parçası olan siyaseti (tedbirü’l-Mudun) felsefi bir yaklaşımla ele alan ilk filozof Fârâbî’dir (v. 950). O, bunun için adı ilmü’l-Medenî olan yeni bir ilim kurmuştur. Siyaset felsefesi Fârâbî açısından bu yeni ilmin en önemli kısmıdır. Çünkü Fârâbî amelî hikmetin diğer kısımları olan tedbirü’l-Ferd yani ahlâk ve tedbirü’l-Menzil yani iktisat […]
Açık Oturum: Üniversite

İhsan Fazlıoğlu: Tahsin hocam seninle başlayalım uygun görürsen. Bu konuyu öne almamızı sen talep ettin çünkü… Tahsin Görgün: Bismillahirrahmanirrahim. Genellikle biz sorunları tartışırken daha genel bir perspektifte müzakere ediyorduk ama bu sefer sanki Türkiye’deki durumu dikkate alıp üniversitenin durumunu müzakere ederek Türkiye üzerinden genel anlamda üniversiteyi konuşmamız daha isabetli olacak gibi. Öncelikle bir hususu işaret […]
Üniversite Nedir?
Üniversite bir bakımdan … ilmin kapısıdır, … hakikatin iktidarını kurmayı ve korumayı hedefleyen kalenin adıdır, … pek çok genç için, kendi şahsiyetlerini oluşturdukları çok önemli bir kişisel gelişim dönemindeki ev sahibidir, … geleceğin tasavvur edildiği, yeniliklerin tasarlandığı araştırma birimidir, … toplumların tarihten gelen imkânlarının belirginleştirildiği, dertlerine çare arandığı en üst düzey düşünme faaliyetinin mahallidir, … […]
İçinde Nebî’nin Var Olduğu Gerçeklik Nasıl Tasavvur Edilebilir?
Felsefe tarihinin belki de en önemli yarılması Platon ile Aristoteles’in gerçeklik anlayışlarında karşımıza çıkar. Varlık hissî olandan bağımsız idealarla mı yoksa ancak hissî olana gömülü küllîlerle mi özdeş kılınmalıdır? Asıl birey idea mıdır, hissî alanda var olan ya da en nihayetinde hissî alandaki hareketin devamının garantörü olan cevher midir? Platon Sofist diyaloğunda varlık üzerine yürütülen […]
Şâtibî’de Teklif
İnsanın dünyadaki varlığı, emaneti yüklenmesiyle, yani Allah’ı tanımayı ve O’nun hükümlerine uymayı kabul etmesiyle anlam kazanır. Bir başka ifadeyle insan, kendisine yönelik ilâhî hitabın getirdiği sorumluluğu üstlenmesi sayesinde insanlığını kazanır ve inkişaf ettirir. Âlimler, insanı, aklına ve irâdî seçimlerine dayalı olarak yükümlü kılma anlamına gelen teklif kapsamında yer alan hükümleri yorumlarken, onların gerekçelerinin ve gâyelerinin […]
Kant, Kritik der Praktischen Vernunft
Alman felsefeci Immanuel Kant’ın 1788 yılında yayımladığı Kritik der Praktischen Vernunft (İkinci Kritik) kritik projesi kapsamında yazdığı üç temel eserden ikincisidir. Bu proje kapsamında Kant, Birinci Kritik olarak da anılan Kritik der reinen Vernunft adlı başyapıtını 1781 yılında ve Üçüncü Kritik olarak da anılan Kritik der Urteilskraft adlı eserini 1788 yılında yayımlamıştır. 1787 yılında Birinci Kritik’in ikinci baskısına yazdığı önsözde —o […]
Kara ile Ada Çatalı: Kalabalık Erdem mi; Issız Hakikat mi?
İbn Bâcce’nin (ö. 1139) Tedbîr el–mutevahhid, İbn Tufeyl’in (ö. 1185) Hayy b. Yakzân, ve İbn Rüşd’ün (1198) Fasl el–mekâl fîmâ beyn el–şerîa ve el–hikme min el–ittisâl ve diğer eserlerindeki fikirler hem felsefe–bilim tarihinde hem de modern/çağdaş çalışmalarda çok çeşitli açılardan değerlendirilmiştir. Felsefe–bilim tarihinde bu üç düşünürün ana fikirlerine karşı en ciddi cevabı ise İbn Nefîs (ö. 1288) er–Risâlet el–kâmiliyye fî […]