“Önce iyi düşün, sonra yap!” öğüdünü sık duyarız. Toplumsal makbuliyeti yüksek olan bu öğütteki niyet ve amel arasındaki kronolojik ardışıklığın maliyeti yüksek olabiliyor. Bunun maliyeti; hedeflerin ertelenmesi, işlerin hep niyet
Doğa ve özgürlük ilk etapta birbirlerini dışlayan ya da iyimser bir ifadeyle bir arada kullanılmaları belirli bir dikkat gerektiren durumlar olarak görünebilir. Çünkü bir tarafta sahip olduğu işleyişten zerre kadar
Adalet, Themis heykelinde görkemli bir kadın olarak temsil edilir. Görkemi gücünden, yanılmazlığından ve herkese eşit mesafede olmasından kaynaklanır. Mahkeme salonlarının tasarımı tarihsel süreç içerisinde değişmiş olsa da yargıçların kıyafetleri, oturdukları
MÜŞÂHEDE (المشاهدة) Dış ya da iç duyulardan biri ile idrak etmektir. Müşâhedât, mahsûsâttır [yani dış
Seyretsen de yâri gerçek göremen Tutuşup aşkına kül olmayınca İstesen de yâre doğru varama’n Gönülden
Mistik kelimesini gündelik hayatımızda oldukça farklı anlamlara gelecek şekilde kullanırız. Kelimeyi, bir insandan hikâyeye, bir
İnsanoğlunun düşünsel serüveni, bir anlamda «her şeyin altındaki o değişmez olan”ı bulma çabasıdır. Bir elmaya,
Nazariyat ile müşâhede arasındaki ilişki, kimi zaman iki bilgi türünü birbirinden ayırt etmek için kimi
Aklı başında her insan tefekkürün gerekli olduğu konusunda bir ölçüde ittifak eder. Bu ittifakın gerekçesi
Copyright © 2025 Teklif Dergisi | Tüm hakları saklıdır.