Bir hadiste “Âlimler, nebilerin varisleridir” denir. Bu hadis, İslam ilimler geleneğinde âlimlerin tarihteki ve günümüzdeki sorumluluğunu oldukça özlü bir şekilde ifade eder. Zira Teftâzânî’nin Şerhu’l–Makâsıd’ın başında söylediği gibi İslam medeniyetinde ilimler,
İslam düşünce geleneğinde teklifin dayanağının akıl olduğu hususunda ortak bir kanaat vardır. Tüm düşünürlere göre insan, bilen, bildiğinin farkına varan, idrâk ettiği şeyleri temyiz edip tanımlayabilen bir cevher olduğu için
Bilimlerde akıl, bilgi nesnesiyle iki şekilde ilişkili olabilir: » Bu nesneyi ve kavramını yalnızca belirlemek
Mâkûl, idrâk edilen demektir. Birinci derecede akledilenler, ister var ister yok olsunlar ister basit bileşik
Filozoflar şöyle demiştir: Aklın yani nâtık nefsin taakkulünün mertebeleri dörttür. Birincisi, heyûlânî akıldır. Bu akıl,
Şunu bil ki işlerin hakikati akılla bilinir; iyilik ve kötülüklerin ayrımı ancak akılla yapılır. Akıl
Aydınlanma süreci ve modernite ile birlikte Batılı biçimde düşünmenin ve akletmenin evrenselliği neredeyse tüm toplumların
Gündelik dilde “rasyonel” sözcüğü; akıllı, ölçülü veya gerçekçi davranan kişiyi anlatır. İktisat teorisinde ise rasyonellik,
Copyright © 2026 Teklif Dergisi | Tüm hakları saklıdır.