Fârâbî’nin Erdemsiz Şehirler Öğretisinin Güncel Çağrışımları

Teklif

Teklif



Siyaset felsefesinin en esaslı konularından birisi de iyi yönetim kadar kötü yönetim türlerini de araştırmaktır. Fârâbî erdemsiz şehirler öğretisinde Eflâtun ve Aristoteles geleneğini takip eder; yalnız filozofun felsefî sisteminde bu şehirlerin hayat tarzları ve felsefî görüşleri bakımından farklı bir zeminde ve farklı içeriklerle ele alındığı görülmektedir. Eflâtun, ideal kentini 5040 kişilik bir ütopya olarak tasarlamış, Aristoteles ise bundan biraz daha küçük veya büyük olabilecek şekilde, herkesin birbirini yüz yüze tanıyacağı bir kasaba olarak tasavvur etmişti. Bu filozoflara göre siyâsî otorite ve yasa bundan daha büyük bir şehri yönetemezdi. Fârâbî ise erdemli ve erdemsiz şehirler öğretisinde, hakîkî mutluluk açısından içeride ve dışarıda daha büyük bir kitleyi muhatap almaktadır. İkinci Muallim’in Tahsîlu’s–Seâde adlı eserinin hemen giriş pasajında şehir ve milletleri dünya ve ahirette mutluluğa götürecek nazarî, fikrî, ahlâkî ve amelî erdemler bâbında seslendiği kitle, belirli bir millet, belirli bir zaman ve belirli bir mekân tahsisi olmaksızın tüm dünya toplumlarıdır. Ayrıca, Eflâtun ve Aristoteles, barbar olarak kabul ettikleri Greklerin dışındaki milletlerin erdeme sahip olamayacaklarını dolayısıyla mutluluğa ulaşamayacaklarını düşündükleri için haklı/âdil savaşı sadece savunma savaşı olarak telakki etmiş; Fârâbî ise savunma savaşının yanında haklı/âdil savaşı hem içeride ve hem de dışarıda hakîkî mutluluğa gönüllü bir şekilde ikna olmayan kitleleri zor gücüyle sürüklemek açısından inşâ etmişti. Aynı şekilde Fârâbî, fikrî erdemi “müşterek bir olay olduğunda, milletler için veya bir millet için veya bir şehir için müşterek olan erdemli bir gaye hususunda en faydalı olanı çıkarsama gücü” şeklinde tanımlamaktadır. Bu tür örnekler, Fârâbî’nin siyaset felsefesinin problemlerini öncekilere göre daha evrensel zaviyelerden el aldığını göstermektedir.  




Makalenin devamını okumak için Abone Olun





Yazar