Necdet Subaşı

Necdet Subaşı

necdet-dini-teklif-web-sayi-28
Dînî Sosyaliteler ve Rasyonaliteler

Akıl ve mâkûliyet, modern düşünce tarihinde sıklıkla birbirine indirgenen iki farklı kategoriyi ifade eder. Oysa felsefî söylemde öznenin düşünme ve muhakeme etme yeteneği olan “akıl” ile sosyolojik alanda kolektif bir

necdetsubasi-biz-web-16

İnsanlar hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır. —İsmet Özel   Dünya; ortak bilgi, kanaat ve yargıların ötesinde, bireysel ya da toplumsal bilgi birikimimize bağlı olarak her birimize farklı şekillerde görünür.

Sadece Türkiye özelinde olmaksızın genel olarak dünya ölçeğinde de dinin gidişatına ilişkin sıkı bir eleştirel takibat, varlığını ağır bir şekilde hissettiriyor. Dinin hemen her hâli üzerine bir şeyler söyleniyor. Öyle

İlahiyat alanını, modern Türkiye’nin laik–seküler beklentilerinden bağımsız olarak ele almak her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Oysaki ilahiyat, genelde Tanrı üzerine detaylandırılmış; problematik eksenli ve nihayetinde onun yerini mâkûlleştirme çabası

Aydın çoğu zaman bilme biçimlerindeki ayırt edici pozisyonlarıyla genel toplumdan ayrı bir yerde tutulmayı, ele alınmayı ve değerlendirilmeyi hak eder. Tarihsel yükleri, güncel temsilleri ve bildik dünyadaki özellikli yanları onları

Akademisyen ifadesi modern bilgi dünyasının en itibarlı kavramları arasında yer alır. Yeni bir tarihselliğin ürünü olarak akademisyenin varlık beyanı onu modern dünyanın aktüel bir parçası olarak değerlendirmemize fırsat verir. İnsanlığın

Günümüzde siyaset gündelik hayatın temel rükünleri arasında yer almakta artık eskisi kadar zorlanmıyor. Toplumsal gerçekliğin kendine özgü doğası ve akışı siyasal bakış açıları içinde ancak okunup tartışılabiliyor. Siyasetin belli başlı

Aydın çoğu zaman bilme biçimlerindeki ayırt edici pozisyonlarıyla genel toplumdan ayrı bir yerde tutulmayı, ele alınmayı ve değerlendirilmeyi hak eder. Tarihsel yükleri, güncel temsilleri ve bildik dünyadaki özellikli yanları onları

Son Yazılar

Bilimlerde akıl, bilgi nesnesiyle iki şekilde ilişkili olabilir: » Bu nesneyi ve kavramını yalnızca belirlemek

Mâkûl, idrâk edilen demektir. Birinci derecede akledilenler, ister var ister yok olsunlar ister basit bileşik

Filozoflar şöyle demiştir: Aklın yani nâtık nefsin taakkulünün mertebeleri dörttür. Birincisi, heyûlânî akıldır. Bu akıl,

Şunu bil ki işlerin hakikati akılla bilinir; iyilik ve kötülüklerin ayrımı ancak akılla yapılır. Akıl

Aydınlanma süreci ve modernite ile birlikte Batılı biçimde düşünmenin ve akletmenin evrenselliği neredeyse tüm toplumların

Gündelik dilde “rasyonel” sözcüğü; akıllı, ölçülü veya gerçekçi davranan kişiyi anlatır. İktisat teorisinde ise rasyonellik,