İnsanların yapıp ettikleri neticesinde mahkeme huzurunda yargılandıklarına dâir haberler esnasında kulağımıza şu gibi ifadeler çarpar: “A şahsı, falan işi yapmadığı için suçlu bulundu”, “B şahsı falanca konudaki kusur ve ihmalinden
Hz. Peygamber[sav] bir hadisinde, “Bu ilmi her nesilde âdil kimseler taşıyacaktır. Onlar aşırıya kaçanların tahriflerini, bozguncuların sokuşturmaya çalıştığı iddiaları ve cahillerin tevillerini [ilimden] uzak tutacaklardır” buyurur.1 Kimi şârihler cümle yapısı
Bilimlerde akıl, bilgi nesnesiyle iki şekilde ilişkili olabilir: » Bu nesneyi ve kavramını yalnızca belirlemek
Mâkûl, idrâk edilen demektir. Birinci derecede akledilenler, ister var ister yok olsunlar ister basit bileşik
Filozoflar şöyle demiştir: Aklın yani nâtık nefsin taakkulünün mertebeleri dörttür. Birincisi, heyûlânî akıldır. Bu akıl,
Şunu bil ki işlerin hakikati akılla bilinir; iyilik ve kötülüklerin ayrımı ancak akılla yapılır. Akıl
Aydınlanma süreci ve modernite ile birlikte Batılı biçimde düşünmenin ve akletmenin evrenselliği neredeyse tüm toplumların
Gündelik dilde “rasyonel” sözcüğü; akıllı, ölçülü veya gerçekçi davranan kişiyi anlatır. İktisat teorisinde ise rasyonellik,
Copyright © 2026 Teklif Dergisi | Tüm hakları saklıdır.