“Bilmek isterim, dünyayı derûnunda neyin bir arada tuttuğunu.” —J. W. Goethe, Faust Genel olarak nedenselliğin ve belirli sebep–sonuç ilişkilerinin mevcudiyeti, en azından sağduyusal seviyede, hem ontolojik hem de epistemolojik
İnsan olmak bakımından insan, özsel varoluşu itibarıyla herhangi sistematik bir felsefî–bilimsel eğitim prosedüründen geçmeden de –yani pre–teorik bir vasatta– kendisine gerçeklik, varlık, mutlak ve doğruluk gibi meselelerle alakalı sorular sormaya
Birçok tenkitler ve bazı tekliflerle ortaya çıkan bu kitap, evvelce neşredilmiş olan Kültür Değişmeleri ve
Dördüncü Makale Birinci Fasıl [308] Zira şey ancak bilinmek için talep edilir. Bilindiği zaman da
Sorunu olanın sorusu vardır. Bir başka deyişle, sorularınız varsa sorunlarınız var demektir. Felsefî düşüncenin sağlam
Bu yazının başlığındaki soru, esasında ilk bakışta göründüğü kadar masum değildir. Çünkü bu soru “çağdaşlaşma”yı
“Klasik” düşünce ve yapıların yerine “modern” düşünce ve yapıların ikâme edilmesiyle “teleolojik” bakışın yerini “mekânik”
I. Her türden nesneler tarafından kuşatılmış bir dünyada yaşıyoruz; ancak hiçbir felsefî çerçevede nesnelerin ya
Copyright © 2025 Teklif Dergisi | Tüm hakları saklıdır.