Toplumla ilişkiyi kesmeden mânen Hak ile birlikte olmayı ifade eden halvet der–encümen terimi, tasavvufî bir içeriğe sahip. Böyle bir çaba, insan tecrübesini; bu tecrübede açığa çıkanları anlama, anlamlandırma ve açıklamaya
“Kritik” ve “kriz” terimlerinin kökleri aynı. O kökte ayırt etmek, süzmek ve sınırlandırmak var. Kritik etmek bu kavramlardan hareketle hüküm vermeyi içeriyor. Kritik bir yandan tefrik etmek, bir diğer yandan
İster bir icra ister bir nesne olsun bir sanat eseri ile karşılaşmak, içinde bulunmak, içinden geçmek insanı etkiler. Bazen bizi sarsar, bazen çeşitli duygulara ve düşüncelere dalmamıza vesile olur. Kendimizi
İnsan hayatta kalmaya ve hayatını kolaylaştırmaya çalışan bir varlık. Eldeki antropolojik verilere göre yerküre üzerindeki bulunuşunun ilk zamanlarından bu yana âletler, araçlar, (…) geliştirme kabiliyetine sahip olmuş. Yapabildiklerini daha etkili
Böylece Tanrı, özgürlük ile ölümsüzlüğü aklımın zorunlu pratik kullanımı amacıyla varsaymam bile olanaksızdır. Eğer teorik akıl için aynı zamanda [ölçüsüz] iç görü gibi bir boş savı yoksaymayacak olursam, aklın böyle
1. İnsan, arzu duyan ve irade eden bir varlık. Hal böyle olunca neye sahip olmayı arzuladığı ve neyi bilfiil kılmaya yöneldiği, varoluşsal bakımdan büyük önem arz ediyor. İnsan, hemen her
Bilindiği gibi mantığı, aramızdaki anlaşmazlıkları çözmek, birbirimizi ikna etmek, belli söylenilenlerden belli sonuçların çıktığını göstermek üzere bu itibarla da bir araç (organon) olarak geliştiriyoruz. Bu anlaşmazlıklar arasında metafizikle yani varlıkla
Gramatik olarak hemen her şeye fiil yüklenebilir. Ama dilbilimsel açıdan bunun yapılabilmesi öznede anılanı fâil kılmaz. Burada fâil olmak ile kasıt fiil üzerinden varlığa gelenin asıl sebebi olabilmektir. Benim kolumu
Kapitalizmin nefs–i emmârenin tüm gücünü arkasına aldığı ve kendisini vazgeçilmez olarak dayattığı bir çağda yaşıyoruz. Hemen herkes kapitalizmin nimetlerinden vazgeçmeden zararlarını bertaraf etmeni yolunu arıyor. Bu yollar, sosyalizm gibi yeni
“Dünya” sözcüğü, çok anlamlı bir sözcüktür. Müslümanların âşina oldukları bir bakış açısından “hayat” sözcüğünün bir sıfatıdır, âhiret hayatının öncesindeki hayatı betimler. Klasik bir perspektiften kendimizi içinde bulduğumuz sahnedir ki
Sûfiler, kırk gün çilehâneye girmekle diğer zamanlarda peşine düşmedikleri özel bir şeyi arıyor değillerdir. Ancak
“Rabbini talep eden herkes, sırrında Rabbiyle yalnız kalmalıdır. Çünkü Allah, insan için zâhiri ve bâtını
Tek başına kalmamak için yalnızlığa tutunuyoruz… Görüntü çağında sürekli görünmek çabası içinde yaşayan insan,
Agathe, uçtuğu var mı ruhunun ara sıra,Büyülü, mavi, derin ve ışıl ışıl yanan,Bambaşka denizlere, bambaşka
I. Bu yazıda yalnızlığa ilişkin modern tasavvurların esas itibarıyla bu tasavvuru besleyen insan anlayışının bir
Halvetin İslâm dininde ve kültüründe ne anlama geldiği, kaynakları, bu konudaki yaklaşımların neler olduğu gibi
Copyright © 2025 Teklif Dergisi | Tüm hakları saklıdır.