Teorik ve Pratik Aklın Bilgisi

Bilimlerde akıl, bilgi nesnesiyle iki şekilde ilişkili olabilir: » Bu nesneyi ve kavramını yalnızca belirlemek (Teorik Akıl bilgisi)  » Edimsel (fiili) kılmak (Pratik Akıl bilgisi)  Teorik–pratik ayrımından ne anlıyoruz? Birisi nesneyi belirlemekle, diğeri edimsel, fiili kılmakla ilgili. Kant’ta teorik olan, söz konusu temsillerin belirlenmesi bir nesne olarak kavranmasıyla ilgilidir. Yani ben duyusal biçimde temas ettiğim […]

Mâkûl

Mâkûl, idrâk edilen demektir. Birinci derecede akledilenler, ister var ister yok olsunlar ister basit bileşik olsunlar ister dışta mutabık olacakları bir şey bulunduğu takdirde ancak başkasına ilişerek var olsunlar –tahakkuk ettikleri kabul edildiğinde izafetler gibi– birinci mâkûl olarak adlandırılırlar. Birinci derecede akledilir olmayıp yalnızca başka bir akledilire ârız olmak yoluyla düşünülen ve dışta mutabık olacağı […]

Onuncu Maksat: Aklın Mertebeleri

Filozoflar şöyle demiştir: Aklın yani nâtık nefsin taakkulünün mertebeleri dörttür. Birincisi, heyûlânî akıldır. Bu akıl, mâkullerin idrâkine yönelik salt istidâttan ibarettir ve fiilden yoksun salt güçtür. Buna örnek, çocukların aklıdır. Çünkü çocuklar çocukluk çağında ve yaratılışın başlangıcında salt bir istidâda sahiptir ve bu istidâdın beraberinde hiçbir idrâk yoktur. Bu istidât, diğer canlılarda yoktur. Bu akıl, […]

Aklın İyiliği ve Nefsin Kötülüğü

Şunu bil ki işlerin hakikati akılla bilinir; iyilik ve kötülüklerin ayrımı ancak akılla yapılır. Akıl iki kısma ayrılır. Birincisi tabiî (doğuştan gelen–garîzî) akıl; ikincisi ise kesbî (tecrübe ve gayretle elde edilen–mükteseb) akıldır. Tabii akıl, asıl ve hakiki akıldır. Ona bir sınır tayin edilmiştir ki orası mükellefiyet mertebesidir. Burası ziyade de noksanlık da kabul etmez. İnsan […]