Görünüş, Gerçeklik ve Müşâhede

Havâssa kemâlinin eserlerini müşâhede yoluyla kendilerinden kurtulmayı nasip ettin ve kadim inayetinin kemaliyle, onları Sen’in dışındakilere yönelmek vahşetinden muhafaza ettin. Bir taifeyi de bu eserlerin müşâhedesi yoluyla mazharlarla meşgul eyleyip onlara kendilerinden kurtulmayı lütfetmedin. Allah onunla birçok kimseyi dalâlete, birçok kimseyi de hidayete sevk eder. Mezâhir, Mısır’ın Nil’i gibi, Mahbûblara su, mahcûblara belâdır.1 […]
Kesişen ve Ayrışan Yönleriyle Nazar ve Müşâhede Yöntemleri

Nazar ve müşâhede lafızları, geçmişten günümüze insanın hakikate ulaşma çabasında izlediği farklı yolları ifade eder. Bu sebeple iki yöntemin gücü ve sınırları hakkında pek çok tartışma yapılmıştır. Tartışmaların bir çırpıda sayılması dahi güç olan pek çok ayrıntısı vardır. Bu yazıda çoğu zaman karıştırılan ve meselenin nirengi noktası olduğunu düşündüğüm bir meseleyi ele alacağım. Önce meseleye […]
Müşâhede ile Farkına Varılabilenin Mahiyeti Nazarî Usûl ile Ne Ölçüde Açılabilir?

Müşâhede yoluyla bir bilginin ortaya çıkıp çıkmadığı önemli bir tartışma konusudur. Müşâhedenin öznel bir tecrübeden ibaret olduğunu, bir farkındalık oluşturduğunu, lakin iş bunun ifadesine geldiğinde mevcut kavramsal çerçevenin belirleyici olduğunu savunanlar ekseriyettedir. Hatta tecrübenin umulduğu ölçüde “saf” (kavramsal dolayımlardan ârî) olmadığını iddia edenler de vardır. Dolayısıyla müşâhedenin ya da müşâhede vasıtasıyla temas edilenin mahiyeti nazarî […]
Fıkıh Usûlünün Çağdaş Anlamı Üzerine
Usûlü’l–fıkıh ya da Türkçede daha çok bilinen formuyla fıkıh usûlü, İslâmî bilginin son vahiyle yani Kur’ân–Sünnetle irtibatını teorik ve metodolojik açıdan ele alan bir ilimdir. İslam ilim tasnifinde bu ilmin konumu malum olsa da onun Modern Batı merkezci bilim anlayışının hâkim olduğu bir bağlamda ve bilimler tasnifinde neye karşılık geldiğine ilişkin farklı yorumlar ve değerlendirmeler […]
Günümüzde Müslümanların Nasıl Bir Usûle İhtiyacı Var?

Hakikat elimizin altında değil. Her şeyi zorlaştıran da bu, ilginç kılan da… İnsanlık hakikate sadık sözün peşinde bitmeyen, tükenmeyen bir arayışla mükellef. Birileri, iyi ki, uğraşıp didinip izlenebilecek yollar açıyorlar: 1. İnsan fikrinin işleyiş biçimini ele alan mantık usûlü bir yol. Bilinenden bilinmeyene geçiş için köprüler kuruyor. 2. Sözün hangi şartlarda içeriği bakımından doğru olduğunu […]