Günümüzde üniversite tek bir soru etrafında bir araya getirilebilse bu soru ne olmalı?

Ahmet Ayhan Çitil

Ahmet Ayhan Çitil



Tarihsel olarak üniversite, akademik ilgilere sahip kişilerin bir araya gelerek teşkil ettikleri bir oluşum. Biraz loncaları andırdığı söylenebilir. Girebilmenin ve ayrılabilmenin, kabul görmenin ve yükselebilmenin şartları yine katılımcılar tarafından belirleniyor. Bir üretim ve insan yetiştirme faaliyeti söz konusu. Zaman içerisinde üniversitelerin örgütlenme biçimleri ve amaçları değişiklikler gösteriyor. Günümüzde üniversite genellikle üç işlevle mükellef kabul ediliyor: araştırma, öğretim ve topluma hizmet. 

Bilinebilir olanla bilenemeyecek olanı ayırt etme, henüz bilinemeyenlerin alanını netleştirme, hangi bilinmeyene yönelik çalışmaların öncelikli olacağını tayin etme, bilinmeyenin farklı yüzleri ile nasıl bir kurumsal yapılanma içerisinde irtibat kurulacağını belirleme ve oturup (ya da kalkıp) bilinmeyeni olabildiğince bilinir, yönlendirilebilir, kullanılabilir hale getirme, (…) araştırma işlevinin ilgi alanına giriyor. 

Öğretim işlevi bir yandan araştırma yapabilecek akademisyen adaylarının yetiştirilmesini içeriyor. Üniversitenin de içinde var olduğu siyasî yapının belki de en önemli amaçlarından birisi her türlü piyasayı düzenlemek olduğundan ve kimin hangi işi nasıl bir ehliyete sahip olarak yapabileceği bu tür bir düzenlemenin kalbinde yer aldığından, meslek edindirme amacını taşıyan üniversite ikinci temel işlevi olan öğrenimi ve bu öğrenim faaliyeti sonunda mezunlara diploma vermeyi bu siyasî arka planda üstlenmiş oluyor.

Son olarak üniversitenin toplumun ufkunu genişletmesi, mevcut siyasî, iktisadî, kültürel yapıların bir değerlemesini ve eleştirisini yapması, vatandaşlara ömür boyu öğrenim imkânları sağlaması ve toplumsal sorumluluk projelerinde öncülük etmesi bekleniyor.




Makalenin devamını okumak için Abone Olun