1.
Günümüzde yaygın olan tek yönlü ilerleme söylemlerinin hilafına insanlığın tarihinde çok büyük medeniyetler ortaya çıkmış ve bu medeniyetler yeryüzünde büyük şehirler, devletler ve sistemler ortaya çıkarmışlardır. Arkeolojik araştırmalar bu cihetten çok önemli veriler sağlamıştır. Geçmişte insanlar medeniyetler oluşturmakla birlikte, bu medeniyetler, insanların kendi elleriyle yaptıkları/kesbettikleri sebebiyle çökmüşlerdir. Mısır’ın, Mezopotamya’nın, Hint alt kıtasının, Çin’in, Roma’nın ve Antik Yunan’ın oluşturduğu medeniyetler, arkalarında önemli izler bırakarak yok olmuşlardır.
Medeniyetlerin teşekkülü de çöküşü de kevn ve fesad olarak, insan fiilleri ve onların intizam ve tertibi ile alakalıdır. İntizam ve tertipte, hakk ve hakikat ile irtibat devam ettiği müddet, yeryüzünün îmarı; hak ve hakikat ile irtibatın ihmali ve inkarına bağlı olarak da fesad ve inkıraz gerçekleşmiştir.
Medeniyetlerin inkırazı etki alanlarına bağlı olarak duruma göre tüm insanlığı ilgilendirebildiği gibi, bir bölge ve bir insan grubu ile sınırlı kalmış olabilir. Zaman zaman bir yörede, bir bölgede geçerli olan, bu anlamda insanlığın bir kısmını ilgilendiren bir medeniyet çökerken, başka bir medeniyet varlığını sürdürebilmiş veya yeni bir medeniyet teşekkül etmiştir. Bu sayede bilinen son 5–6 bin yıllık insanlık tarihinde, Âhir Zaman Peygamberi’ne kadar tüm insanlığı ilgilendiren bir medeniyet söz konusu olmadığı için, duruma göre medeniyetler eş zamanlı olarak veya biri diğerini takip ederek, tür olarak insanlığın muhafazası mümkün olabilmiştir.