Tarih ve Temeddünü Nübüvvetin Delili Olarak Okumak İlerlemeci Tarih Anlayışına Farklı Bir Bakış

Ekrem Demirli

Ekrem Demirli



“İnsan ölümlüdür önermesi peygamberce bildirilince öğrenilir.” 

İmam Mâtürîdî

 

“Bir’i bir bilir.” 

Sadreddin Konevî

 

Temeddün, Şehir, Tarih ve Peygamber

Şehir ile insan bilhassa da Peygamber ilişkisi hiçbir yerde büyük metafizikçi Sadreddin Konevî’nin bir rüyasında dile getirdiği cümleler kadar etkili bir şekilde anlatılmış olamaz.  Onun anlattığı ilişki bir şehrin yıkılışı ile Hz. Peygamber’in ölümü arasında kurduğu bağla anlatılmış olsa bile, başka bir okuma tarzıyla, şehrin–temeddünün kuruluşuyla Peygamber’in varlığı arasındaki irtibatı düşünmeye yol açabilir. Vakıa bu düşünce içerisinde Peygamber; şehir kuran bir özne olarak tasavvur edilir, değerleri getiren veya ikmal eden bir örnek olarak ortaya çıkar, en nihayetinde de şehrin yıkılışı Peygamber’in ölümü şeklinde betimlenir.  Meseleyi hatırlama sadedinde Konevî’nin rüyasını yad edebiliriz: Konevî bir gece rüyasında Hz. Peygamber’i vefat ederken gördüğünü söyler. İnsanlar Hz. Peygamber’in naaşının başında toplanmış, onu defnetmek istiyorlardır. Konevî şöyle der: “Kendisine yaklaştığımda bir anda cılız nefesle hayatta olduğunu fak ettim. Bunun üzerine insanlara bağırdım, çağırdım ve Hz. Peygamber’i defnetmelerine mâni oldum.” Konevî dehşet içinde uyandığını söyler. Yaşadığı birçok tecrübeden hareketle gördüğü rüyanın İslam dünyasındaki büyük bir felaketin habercisi olabileceğini fark eder. Bir zaman geçtikten sonra rüyanın görüldüğü gece Bağdat’ın Moğollar tarafından işgal edildiği haberi gelir. Rüyanın tabiri çıkmış olur.




Makalenin devamını okumak için Abone Olun