MÜŞÂHEDE (المشاهدة) Dış ya da iç duyulardan biri ile idrak etmektir. Müşâhedât, mahsûsâttır [yani dış ya da iç duyular vasıtasıyla tasdik edilen şeylerdir]. Daha önce geçtiği gibi, genel ya
Mecmeu’s–sulûk isimli eserde geçtiği üzere, fıkıh usûlü ve fıkıh ilimleri, dirâyet ilmi olarak da adlandırılır. Fıkıh usûlünün iki tarifi vardır: Birincisi [usûl kelimesi ile fıkıh kelimeleri arasında gerçekleşen], izâfet açısından;
Sözlükte, kendisine bir başka şeyin dayandığı şey mânâsına gelir. Başka bir şeyin kendisi üzerine bina edilmesi açısından bu adı almıştır. “Başka bir şeyin kendisi üzerine bina edilmesi açısından” şeklindeki bu
İmam Râzî et-Tefsîrü’l-kebîr’de yüce Allah’ın “De ki: Ruh, Rabbimin bir işidir” sözünün tefsirinde şöyle demiştir: Bil ki zarûrî bilgi, işte burada, insanın “ben” sözüyle işâret ettiği bir şeyin bulunmasıyla meydana
Fazlıoğlu: Bismillahirrahmanirrahim. Değerli arkadaşlar, Teklif’in Nebî ve Haber sayısı için toplanmış bulunuyoruz. Şimdi Nebî ya
Allah sana yardım etsin, bilmelisin ki: Nebî, meleğin yalnız başına Allah’a ibadet edeceği bir şeriat
Cemaat kuru bir kalabalık demek değil, rûh–i vâhidle hareket edebilen bir hey’et–i muntazama–i vahdâniye demektir.
İnsanların en üstünü, nefsini bilfiil akıl olarak yetkinleştirmiş ve amelî erdemler olan ahlâkları elde etmiş
Bu topraklardaki geleneğin ve kültürel aktarımın en önemli unsurlarından biri olan köy odalarındaki okumalara yetişen
XV. yüzyılın başlarında Bursa’da Süleyman Çelebi tarafından telif edilen Vesîletu’n–Necât (Mevlid); dinî, felsefî, kültürel ve antropolojik
Copyright © 2025 Teklif Dergisi | Tüm hakları saklıdır.