Bağlam ve Yapay Zekâ: Mâkûliyet Zemininde Bir Sınır Denemesi

Baha Zafer

Baha Zafer



Mâkûliyetin kendisini göstermesini beklediğimiz zemin, öznel deneyimdir. Basitçe ifade etmek gerekirse, düşünce tarihinin tüm sorunlarında yankı uyandıracak şekilde şu nokta ifade edilebilir: Öznel deneyim (subjective experience) açıklanabilir ve bu deneyimin başarılı bir şekilde açıklanması etik açıdan önemlidir çünkü bu, bizi toplum içinde sorumluluk alan, etkileşim kuran ve tek başına ayakta duran özü gür bireyler kılar. Bu inanç, bu içgörü, felsefî düşünceyi sıklıkla ve çeşitli bağlamlarda harekete geçiren bir beklentiye karşılık gelir: Deneyimi açıklama arzusu, anlaşılır bir şekilde, pek çok felsefî zihin için merkezî bir kaygıdır. Bu kaygı var iken belirli matematik modellerin, özellikle adına yapay zekâ dediğimiz algoritmaların, deneyimle ilişkisinin ne olabileceği önemli bir konu olarak gündeme alınmalıdır.

Ancak bu kaygı ilk bakışta ne kadar çekici görünse de öznel deneyimin (var olduğunu ortaya koymak nisbeten kolay görünse de) açıklanabilir olduğunu haklı çıkarmak zorlu bir görevdir. Genel olarak var olanların anlaşılabilirliğinin altında yatan ontolojik öncülleri aydınlatmak yeterli değildir; aynı zamanda, genellikle indirgenemez olarak görülen öznel deneyimin nokta–ı nazara bağlı niteliğinin, genel ve var olma biçimleriyle açıklanabilirlik imkânını dışlamadığını da gösterebilmek gerekir. Ben’e ait nokta–ı nazarın nasıl tesis edildiğinin ortaya konulması ve neden ben–olmayanın ben’in nokta–ı nazarında kurulabildiğinin de gösterilmesi gereklidir. Bu ikinci husus özellikle “düşünme nedir?” sorusunun cevaplanması ameliyesine girişildiğinde öyle ya da böyle gögüslenilmesi gereken bir meseledir. Üzerinden atlayarak ya da ilgilenilen alan bu soruyu merkeze almıyor ya da daraltıyor denilerek göz ardı edilemez. Ancak büyük dil modelleriyle birlikte yeniden gündeme oturan yapay zekâ tartışmaları, tam olarak bu tavrı göstermektedir. Bu tartışmalar daraltılmış bir alanda düşünceyi ve buna bağlı olarak zekâyı tanımlayan ve belli bir piyasa davranışına bağlı biçimde altyapı yatırımlarına odaklandıkları görülmektedir. Nedenleri ne olursa olsun büyük dil modelleri temelli yapay zekâ adımları öznel deneyimin ya da düşüncenin ya da birinci tekil şahıs ile üçüncü tekil şahıs arasındaki ayrımın zemini hakkında bir şey ileri sürmüyor görünüyor. 




Makalenin devamını okumak için Abone Olun