Teknolojik Tekillik ve Yapay Zekâ Sorunu: Öznellik ve Epistemik Otoritenin Dönüşümü

Ahmet Dağ

Ahmet Dağ



“Klasik” düşünce ve yapıların yerine “modern” düşünce ve yapıların ikâme edilmesiyle “teleolojik” bakışın yerini “mekânik” bakış aldı. Descartes’in “cogito” eksenli mekânik düşünce tasavvuru, ruh ve onun parçası olan aklın yerine beynin işlevi olarak gördüğü zihni ikame etti. Teleolojik merkezli dünya tasavvurunun yerini mekânik tasavvurun aldığının en büyük göstergesi ruhun yerini zihnin, aklın yerini zekânın almasıdır. Zihnin biyolojik/beynin işlevinin bir ürünü olarak görülmesi zekânın makinelerde inşâ edilip edilemeyeceği tartışmasını meydana getirdi. Nitekim 1950’lerde A. Turing, “Makineler Düşünebilir mi?” içerikli makalesini yazdı. Bilgisayarlaşma çağı, epistemik otoritenin dönüşümünün en büyük göstergesi olmuştu. Zira ölçüm ve hesaplama yapan bir sistemin hayata dâhil olması epistemik alanı dönüştürdü. Bu dönüşüm sürecine 1990’larda yaygınlaşan internetin dâhil olması insan–özne merkezli hayat ve dünya tasavvurunu daha derinden etkiledi. İnternetin önce bilgilenme (İnternet 1.0) sonra etkileşme (İnternet 2.0) sürecini doğurması, insanın hem bilgi sürecindeki konumunu hem de buna bağlı olarak hayattaki konumunu dönüştürdü. 

İnsanlık tarihinde buharlı makine, elektrik ve bilgisayardan bile daha etkili ve radikal devrim olan yapay zekâ teknolojileridir. Zira önceki buluşların düşünmeyi içermesi söz konusu değildi. Oysa yapay zekâ, insan anlamında olmasa dahi düşünsel (muhasebe, muhakeme ve mukayese vb.) işlemleri yapabiliyor. İnsanlık 21. yüzyılda ilk defa düşünen varlık ile yaşama tecrübesi yaşıyor. Bu çağın, dünya ve hayat açısından çok farklı ve tuhaf bir dönem olacağı şimdiden bellidir. Klasik dünyanın ruhî (teleolojik) düşünme biçimini, modern dünyada zihnî–beyinsel (mekânik) düşünme biçimi almıştı. Yapay zekânın dahil olduğu 21. yüzyılda mekânik düşünme biçiminin de yerini algoritmik düşünme biçimi aldı. Algoritmik aklın (YZ) belirleyici hâle geldiği süreçte “özgür irade, sorumluluk, mahremiyet, şeffaflık, hesap verebilirlik” kavramlarının hem mahiyeti hem de muhatabı değişti. 




Makalenin devamını okumak için Abone Olun