Sorunu Sorun Etmek: Sahîh İlke, Sarîh Bilgi

İhsan Fazlıoğlu

İhsan Fazlıoğlu



“Bir şey biliniyorsa talep edilemez, bilinmiyorsa da talep edilemez, o hâlde öğrenme imkânsızdır” şeklinde özetlenen meşhur Menon paradoksuna birincisi Aristoteles’e, ikincisi Fârâbî’ye ait olan iki büyük çözüm önerilmiştir. Aristoteles bu paradoksu kuvve–fiil ayrımıyla çözerek öğrenmenin kuvveden fiile intikal olduğunu söylemiştir. Aristoteles’ten Fârâbî’ye kadar paradoksun ele alındığı felsefe metinlerinde kuvve–fiil ayrımının işlendiği görülür. 

Fârâbî paradoksa yeni bir çözüm önermiştir. Buna göre bir şey biliniyorsa talep edilemez. Dolayısıyla bilinen bir şeyin tekrar bilinmesi mümkün değildir. Yine bir şey bilinmiyorsa da talep edilemez. Dolayısıyla bilinmeyen bir şeyin öğrenilmesi de mümkün değildir. Menon “öğrenme imkânsızdır” sonucuna götüren öncüllerde isabetli görünmektedir. Onun hatası, aklî ihtimallerin tamamını saymamasından kaynaklanır. Aklî ihtimaller şeyin bilinmesi ve bilinmemesinden ibaret değildir. Zira bir şeyin bazı yönlerden bilinmesi, bazı yönlerden de bilinmemesi mümkündür. Dolayısıyla üçüncü bir kısım vardır. Bu takdirde öncülleri bu kısımlara göre yeniden saymak gerekir: Bir şeyin 

(i) biliniyor olması, 

(ii) bir yönden biliniyor, başka yönden bilinmiyor olması, 

(iii) hiçbir yönden bilinmiyor olması. 

Fârâbî’ye göre birinci ve üçüncü şıklar herhangi bir şekilde talep konusu olamaz. Talebe konu olan kısım, Menon’un saymadığı ikinci şıktır. Fârâbî bu tahlilden hareketle meşhur tasavvur–tasdik ayrımını geliştirerek bilinen yönün tasavvur, bilinmeyen yönün de tasdik olduğunu söyler. Bilindiği üzere Fârâbî’nin bu çözümü süreç içinde genel olarak bilgi araştırmalarını ve klasik mantığın biçimsel yapısını geriye dönülmez şekilde değiştirecektir.




Makalenin devamını okumak için Abone Olun