Kesretten Halvet: Başkasızlığın İçinde Eylemi Kurmak

Mehmet Özturan

Mehmet Özturan



Agathe, uçtuğu var mı ruhunun ara sıra,
Büyülü, mavi, derin ve ışıl ışıl yanan,
Bambaşka denizlere, bambaşka semalara,
Şu kahrolası şehrin simsiyah havasından?
Agathe, uçtuğu var mı ruhunun ara sıra?

— Charles Baudelaire, Çeviri: Sait Maden.

Kelâm–ı Kibâr: “Şöhret, büyük bir âfettir. Oysa insanlar kavuşmak ister ona. Uzlet ise büyük bir rahatlıktır fakat insanlar ondan burun kıvırır”.

 

 

Başkasızlığın içinde yani şöhret, övgü beklentisi içine girmeksizin insanın yapacağı işleri, sâlih amelini düşünmesi zordur. Hatta bunların baskısını/beklentisini hissetmeksizin sırf doğru ve uygundur diye bir eylemi bugüne kadar planlamamış bile olabilir. Vehim nasıl aklın frekansını bozuyorsa nefis özellikle de vesvâs ve hannâs, mikrofonlarının şiddetli basıyla kalbimizi bir hoparlör gibi indirip kaldırmaya devam ediyor. Gözlerin kapandığı, bakışların üzerimize yöneltilmediği steril bir laboratuvar ortamında şu hayatta ne yapacağımızı ne üreteceğimizi düşündüğümüz oldu mu, Agathe’nin ruhunu şöhretin ve zuhur etme şehvetinin havasından kurtardık mı hiç?




Makalenin devamını okumak için Abone Olun