Çeşitlilik Temelinde Üniversite Sistemini Yapılandırmak ve Geleceğe Hazırlamak

Giriş Türkiye’de üniversite hem beklentinin hem de eleştirinin en fazla olduğu ve ismi sıkça sorunlarla anılan bir kurum olarak karşımıza çıkmaktadır. 1933 yılında Darülfünun’un İstanbul Üniversitesi’ne dönüştürülmesi ile başlayan reform sürecini daha sonra yapılan yasal düzenlemeler izlemiştir. 12 Eylül darbesi gölgesinde 1982 yılında çıkarılan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu bütüncül ve sistematik değişikliğe uğramadan hala varlığını […]

Üniversite Ne ile Mükellef? Mektepten Memlekete Dönüşün Zamanı Geldi mi?

1. Üniversite, ait olduğu toplumun kendine ilişkin şuurunu temsil eder. Türkiye’de üniversite mevcut haliyle kurulurken, bir cihetten böyle bir şuuru/yönelişi temsil ediyordu: Garp medeniyetini üstlenmeye yönelmiş, medenî milletler arasında yer almaya niyetlenmiş olan Türkiye’nin, toplumu garp medeniyetinin başarıları ile tanıştırarak, modern dünyada, medenî bir şekilde yaşamayı öğretmek, üniversitenin vazifesi olarak belirlenmişti. Bu vazife, verili şartlarda […]

Siyaset ve İyi Yaşam

Siyaseti iyi fikrinden bağımsız düşünmek zordur. Bireysel hakların hukukî–kurumsal korunması, sosyal biraradalığın imkân ve gereklerinin âdil düzenlenmesi, toplumsal çatışma ve ayrışmaların yönetimi, kamusal yaşam etkinliği, meşru otoritenin güvenlik ve düzen tesisi, toplumsal değerlerin gerçekleştirilmesi gibi günümüzdeki farklı siyaset kavramsallaştırmaları, kendilerine özgü bir şekilde, insan için iyi yaşamın ne olduğuna ve nasıl gerçekleşebileceğine dair bir dizi […]

Siyaset ve Sorumluluk

Sorumluluk ahlâkî bir kavramdır. Bu kavramın siyasetle bağını tartışabilmek için, onun “moralpolitik” dünyadaki karşılığını ele almak gerekir. Siyaset Bilimi derslerinde, “Kurucu Baba” olarak anlatılan Aristoteles, siyaseti, özgür (köle olmayan–erkek) insanın, evinin dışına doğru adım attığı yerde başlatır. Bu adım çok belirleyicidir. Bu adımın atılmasıyla, polis’in “özgür” erkeği, âdeta bir âlemden yek diğerine geçiş yapmıştır. Geride […]

Aydın Neyle Mükellef?

Aydın çoğu zaman bilme biçimlerindeki ayırt edici pozisyonlarıyla genel toplumdan ayrı bir yerde tutulmayı, ele alınmayı ve değerlendirilmeyi hak eder. Tarihsel yükleri, güncel temsilleri ve bildik dünyadaki özellikli yanları onları her zaman el üstünde tutulmaya zorlar. Öte yandan aydınlar sahip oldukları rol ve statüleriyle birbirlerinden net bir şekilde ayrılsalar da bu onun belli başlı mükellefiyetleriyle […]

Âlimlerin Mükellefiyeti Nedir?

Bir hadiste “Âlimler, nebilerin varisleridir” denir. Bu hadis, İslam ilimler geleneğinde âlimlerin tarihteki ve günümüzdeki sorumluluğunu oldukça özlü bir şekilde ifade eder. Zira Teftâzânî’nin Şerhu’l–Makâsıd’ın başında söylediği gibi İslam medeniyetinde ilimler, Kurân ve Sünnet ile yaşanan hayat arasındaki irtibatı tesis etmek üzere inşa edilmiştir. Teftâzânî hususen şer’î ilimlerin inşası için bu tespiti yapar ama aynı tespit, […]

Mesuliyet ve Güzellik Arasında Mimarlık

Mesuliyet/sorumluluk, Türkiye’de üzerinde en fazla durulan fakat üzerine gerçek bir üretimin neredeyse yapılamadığı bir kavramdır. Kendisini “ne yapmalı?” sorusunun ardına gizler. Konuşmanın düzlemini hep öteki için yapılan planların konuşulduğu bir mahale evirir. “Gerçek” bir soru ya da sorun olmaktan ziyade bitimsiz şikayetlerin de temelini oluşturur. Başka bir ifadeyle, daimî gecikmişlik söyleminin zeminidir. Gecikmişlik, bir tür […]

Tarkovsky’nin Mükellefiyeti Stalker

“Ne olursa olsun bir meta olarak tüketilmek istenmeyen her türlü sanatın amacı, hiç şüphesiz kendine ve çevresine, hayatın ve insan varlığının amacını açıklamak, yani insanoğlunun gezegenimizdeki varoluş nedenini ve amacını göstermek olmalıdır. Hatta belki de hiç açıklamaya bile kalkmadan onları bu soruyla karşı karşıya bırakmalıdır.” —Mühürlenmiş Zaman, Andrei Tarkovsky Film sanatı, fotoğraf sonrasındaki teknik doğuşunda, kendinde […]

Sanat ve Mükellefiyet

Sanat ve ahlâk geniş anlamda pratik aklın tezâhürleridir. Sanat beceri gerektiren insan eylemine delalet ederken, ahlâk beceri türünden olsun veya olmasın doğrudan insan fiilinin yerleştiği çerçeveyi, normatif formu ifade eder. Bu bağlamda hiçbir insan pratiği ahlâkın dışında düşünülemez. Geniş anlamda ahlâkla ilgili bir kavram olan mükellefiyet külfetle aynı kökten bir kelime olup zahmet ve sorumluluk […]

“Kalbinin Sesini Dinle” Mutlu Olma Yükümlülüğünün Gölgesinde Duygular

Sosyal medyada dolaşırken “Klişeleri yıkıyor ve modayı insanı mutlu ettiği için seviyoruz” diye başlayan sponsorlu bir tweet önüme düştü.1 “Çünkü biliyoruz ki her kadın tarzıyla, tavrıyla kendi modasını oluşturacak” diye devam eden tweete bir reklam videosu da eşlik ediyordu. Video “kalite pahalı olurmuş”, “kışın beyaz giyilmezmiş”, “her modaya her desen yakışmazmış” gibi ifadeleri klişe olarak nitelendirirken […]