İhsan Fazlıoğlu

İhsan Fazlıoğlu

Eylemlerin Sonuçlarına Katlanmak Olarak Teklif: Kend’öz Felsefesi Açısından Metafizik Bir Soruşturma

Teklîf gibi bir kavramı temellendirmek ve mükellefiyet gibi bir kavrama içerik kazandırmak için öncelikle büyük ölçekte ‘Varlık’ın bir anlamı mevcut mudur?’; küçük ölçekte ise, Varlık’ın bir var–olan–olarak üyesi ‘insanın bir

Bir söylemin diyagramatik varlık şeması en temelde üç imkânı verir: Birincisi, idrâk için ontolojik bir tabakalaşma ve hiyerarşi duyarlılığı; ikincisi, üzerine konuşulan nesnenin alacağı yüklemleri belirlemesi; üçüncüsü ise bilginin meşruiyeti

ihsanfazlı-varlık-web-sayı2

Herhangi bir gerçeklik soruşturması en temelde iki sınıra dayanır: Birincisi insanın kendini idrâk etmesi; ikincisi ise içinde bulunduğu yeri (dünyayı) idrâk etmesi. İlk bakışta hemen tüm gerçekliğin idrâk etkinliğinde görünür

İnsanın özgürlük gibi kavramları kendine konu kılması kızgın bir demiri, sırf merak için eline alıp tutmasına benzer. Kızgın demiri kişi, ne kadar dayanıklı olursa olsun uzun bir süre elinde tutamazsa

“Bir şey hakkında yargıda bulunmak, o şeyin tasavvurunun bir uzantısıdır.” [الحكم‭ ‬على‭ ‬الشيء‭ ‬فرعٌ‭ ‬عن‭ ‬تصوّره] kuralı gereği, gayb hakkında herhangi bir yargıda bulunabilmek için mefhûmunun açık-seçik bir şekilde belirlenmesi

Bu yazıda bir kavram olarak adaletin, belirli türlerini de dikkate alarak bir çözümlemesini yapmayacağız. Felsefe-Bilim Tarihi bu çözümlemelerin ayrıntılarıyla doludur. Adaletin tanımı, kim ya da kimler tarafından vazedileceği, ölçütü yani

Daha önceki Teklif sayılarındaki yazılarımızda vurguladığımız gibi insan, Aslî Fâil’in var–kılma etkinliğinin bir uzantısı ve var–olanlar kümesinin bir üyesidir ki, bu durumu varlık bağı olarak adlandırmıştık. Ancak insan bir kez

ihsanfazli-egitim-web-8

İnsan, tabiatın üzerinde kurulu hayatın içine doğar ama tarihte yaşar. Bu nedenle bio–psişik bir var–olandır; bio, maddî; psişik ise manevî yönüne delalet eder; her iki yön, arada bir tire (–)

İnsan hem tabiatta hem de hayatta yaşayan bir var-olan. Daha yalınlaştırırsak hem yeryüzünde hem de şehirde(toplumda). Bu iki yapıyı terkip ederek her insan kendi dünyasını kurar. Dünya, bu nedenle, katmanlı

Osmanlı dönemi Türk âlimi ve müderrisi Alâaddin Ali Çelebî (ö. 1543) tarafından Kânûnî Sultan Süleyman’a sunulan Hümâyunnâme adlı eser, içinde yaşadığı çağın sanat anlayışı çerçevesinde Kelime ve Dimne’nin, Vâiz-i Kâşifî

Son Yazılar

Birçok tenkitler ve bazı tekliflerle ortaya çıkan bu kitap, evvelce neşredilmiş olan Kültür Değişmeleri ve

Dördüncü Makale Birinci Fasıl [308] Zira şey ancak bilinmek için talep edilir. Bilindiği zaman da

Sorunu olanın sorusu vardır. Bir başka deyişle, sorularınız varsa sorunlarınız var demektir. Felsefî düşüncenin sağlam

Bu yazının başlığındaki soru, esasında ilk bakışta göründüğü kadar masum değildir. Çünkü bu soru “çağdaşlaşma”yı

“Klasik” düşünce ve yapıların yerine “modern” düşünce ve yapıların ikâme edilmesiyle “teleolojik” bakışın yerini “mekânik”

I. Her türden nesneler tarafından kuşatılmış bir dünyada yaşıyoruz; ancak hiçbir felsefî çerçevede nesnelerin ya