Kötülüğün Metafiziği Üzerine

Teklif

Teklif



İnsanın varoluşu, tarihi boyunca iyi ve kötünün sürekli birlikte var olduğu bir diyalektik içinde vaki olmuştur. Hayır ve şer, biri diğerini yok edemeden sürekli birbirine rağmen ve hatta birinin varlığı diğerinin varlığını mümkün kılacak vaziyette ortaya çıkarlar. Bu temel hakikate rağmen artık zamanın sonundayız ki buna, âhir zaman yahut apokaliptik zaman diyoruz. Bu mesele, son yüzyılın felsefesi için de önemli başlıklardan biri olarak görülebilir. En azından bu âhir zaman teması, ara ara doğrudan ancak çoğu zaman başka tartışmalar içerisinden felsefî düşüncenin de konusu olmaya başlamış bulunuyor. Bu zamanın en ayırt edici vasfı, kötünün ve şerrin çok aleni ve yaygın hale gelmesi gerçekliğiyle ilgiliymiş gibi görünüyor. Bu yazı, özellikle son birkaç yılda daha çok Epstein dosyaları olarak konuşulan olaylardan hareketle, bu zamanda ortaya dökülmüş bu yaygın ve aleni şerri teşhis etmeye çalışacak. Genel olarak şer ve özel olarak bu dosya üzerine bir düşünme ve konuşma, kendine has bir düşünme tavrına ihtiyaç duyuyor. Daha açık bir ifadeyle; şerrin oldukça göz alıcı ve/ya ayartıcı bir tarafı vardır. Elbette her iki sıfatı da daha çok istenilen ve arzu edilen şeyler üzerinden düşünmeye alışkınız. Halbuki göz alıcı ve ayartıcı olma durumu, daha çok bir şeyin bizi tamamıyla kuşatması ve kendine mecbur bırakmasıyla ilişkilendirilmeli. Öyle ki artık karşılaştığımız şeyden gözümüzü kaçıramaz hâle geliriz ve o bizde bir takıntıya dönüşür. Bu, karşılaştığımız şey tarafından ele geçirilmiş ve ona hapsedilmiş olmamız demektir. Böylece o şeyin içerisine kapatılmış oluruz. 

Bu kapatılma içerisinde, karşılaştığımız şeyi anlama ve onunla baş etme imkânını toptan yitiririz zîra bir şeyin içine düşmek, o şeyin mahkûmu olmak ve onun tarafından ele geçirilmek demektir. Halbuki anlama ve baş etme, ancak dışarda kalabilme ve uzakta durabilmekle mümkün olur. Bu durumda karşılaştığımız şey, gerçekten karşımıza geçer ve bir pozisyona itilebilir hale gelir. Aksi hâlde bu şey, tüm varlığımızı sarmış bir tanrısallığa dönüşür. Tıpkı tanrıdan kurtuluş olmadığı gibi işte bu şeyden de kurtulmak ve onla baş etmek mümkün olmaz. Bu noktadan sonra genel olarak şerre ve özel olarak bu Epstein meseleleri üzerinden ortaya çıkan spesifik duruma nasıl yaklaşılması gerektiğine dâir kısa bir tartışmaya ihtiyaç var. 




Makalenin devamını okumak için Abone Olun





Yazar