Nazar ve Müşâhedeyi Şehadet Zemininde Yeniden Düşünmek

Tahsin Görgün

Tahsin Görgün



1. 

Dünya soyut fikirler değil, somut fiiller üzerine kurulur. Dünyanın yeniden kurulmakta olduğunun söylendiği bu günlerde nasıl bir yol ve yöntem takip etmek gerektiği sorusu kendisini göstermektedir. Yol ve yöntem dediğimizde birçok şeyi bir anda ifade etmiş oluyoruz: Yolda olmak, en azından bir yerde bulunmak/kendini bulmak/mevcudiyet, buradan hareket etmek, hareket ederken de bir gayeyi gözetmeyi içermektedir. Yol, bilfiil varoluşun istikamet içinde devamını ifade eder. “Yoldayım ama bir yerden başlamadım”; “yoldayım ama bir gayem yok, bir yere gitmiyorum” denilemez. Bir gayeniz yoksa yolda değilsiniz demektir. Gaye, aynı zamanda istikameti temin eder. İstikamet, gayeyi iktiza eder.  Mevcudiyetin gaye ve istikametin tevfikini temin edecek şekilde gerçekleşmesi; birbirine muvafık olması, doğru, iyi ve güzelin, bir ve aynı faaliyetin mütemmim cüzleri olması demektir.

2.

Başlamanın zemini, mevcudiyettir. Dünya kurmak, mevcut olanı gerçekçi bir şekilde kavramayı/temyîz etmeyi iktiza eder. Mevcudiyet ile sahih ve sarih bir irtibat, doğru/vakıa mutabık olmak durumundadır. Vakıa mutabık olmak, daha sonra atılacak adımların zeminin sağlam olması anlamına gelir. Yapılacak her şey, mevcudun yeni bir hali olacağı için, bir cihetten süreklilik, başka bir cihetten değişimi içerir. Özdeşlik ve fark, birlikte bulunur. Özdeşlik, mevcudun varlık ilkesi ile irtibatı içinde tahakkuku demek olduğu için, değişimin/farkın mevcuda katılan bir faktör üzerinden gerçekleşmesi söz konusudur. Mevcudun varlık ilkesi/özdeşlik ilkesi ile değişimi sağlayan unsur arasında bir uyum mevcut ise bu, istikamet üzere hareket edildiğinin ve sahih bir sürecin gerçekleşmesinin alametidir. 




Makalenin devamını okumak için Abone Olun