Bağlar, Eşyanın Yüzleri ve Halvet

İbrahim Halil Üçer

İbrahim Halil Üçer



Halvet (الخلوة), Türkçede boşluk ve boşaltma anlamlarına gelen halâ’ ve tahliye kelimeleriyle aynı kökten türer; kelime anlamı ise bir şeyden çekilmek, boşanmak, uzaklaşmak ve kopmaktır. Terim olarak kullanıldığında ise insanın onu ayakta tutan aslî bağı keşfetmek ve başka tüm bağları bu aslî bağ zemininde yeniden kurmak amacıyla şeylerden madden ve mânen çekilmesi, kendisi ile eşya arasındaki bağlardan boşanması demektir. İnsanın bu bağlardan uzaklaşması ve onu çevreleyen şeylerden yüz çevirmesi, halvetin inzivâ gibi yaygın pratiklerinde gözlemleyeceğimiz üzere, ilk bakışta şeyleri tecrübe etmenin olağan yollarını terk etme ve böylece gündelik hayatın tüm deneyimlerinden uzaklaşma gibi görünse bile aslında onları hakikî bir şekilde tecrübe etmenin yeni yollarını bulma çabasından başka bir şey değildir. Bu itibarla halvet, şeylerle ilgili olağan tecrübelerimizin bizi idrakten mahrum ettiği ve tecrübe ufkumuzun sınırını belirleyen çizginin ötesine yerleştirdiği bir sırrı, yani gerçekliğin başka bir yüzünü tecrübe ufkumuza dahil etmeyi amaçlar. Çünkü bizi halvete yönlendiren anlayış, dokunulacak şeylerin ancak onlara dokunmadığımızda kavrayabileceğimiz bir yüzü bulunduğunu; yüzümüz eşyaya dönükken göremediğimiz şeylerin, yüzümüzü eşyadan çevirdiğimizde görünür olabileceğini telkin eder. Dolayısıyla halvet pratiğinin içinde anlam kazandığı tecrübe ufku, nelerin bilinebileceği ve tecrübe edilebileceği sorusuna sadece şeylerin bize görünen yüzlerinin değil, onların görünmeyen yüzlerinin de bilinip tecrübe edilebileceğini ve bunun onlarla aramızdaki bağı askıya alma yoluyla gerçekleşebileceğini öngörür.

Eşyayla ilgili olağan tecrübemizde görünmeyen ama eşyayla aramızdaki bağdan boşandığımız bir terk ve askıya alma ertesinde açığa çıkan bu gizlenmiş yüzün tecrübe edilebileceği ve insan ile eşya arasındaki sahih bağın da ancak bu seviyede kurulabileceği anlayışı, halvetle ilgili ilkeler, fikirler, teoriler ve pratikler için bir çatı tasavvur rolü ifade eder. Şimdi böylesi bir anlayışın hangi sorular tarafından yönlendirildiği ve ne tür bir arayışla ilgili olduğuna bakalım.




Makalenin devamını okumak için Abone Olun