Halvet

Sûfiler, kırk gün çilehâneye girmekle diğer zamanlarda peşine düşmedikleri özel bir şeyi arıyor değillerdir. Ancak onlar, nefsin edebe muhalif tutumları ve içinde bulundukları hallerini karıştıracak davranışları çoğalınca kırk gün özel bir riyâzata girerek orada elde ettikleri bereketi ve edebi bütün vakitlerine yaymayı hedeflemişlerdir. Bu vaktin kırk güne tahsis edilmesi, Rasûlullah’ın[s.a.v.] bir hadis–i şeriflerinde, özellikle “kırk” […]

Halvet: Fütûhât–ı Mekkiyye’den

“Rabbini talep eden herkes, sırrında Rabbiyle yalnız kalmalıdır. Çünkü Allah, insan için zâhiri ve bâtını ancak bâtınında Allah ile baş başa kalsın diye yarattı. Bâtınında ve içinde kendisine bakıp sebeplerde O’nu temyiz ettikten sonra; zâhirinde de O’nu müşahede etmelidir. Böyle yapmasaydı, O’nu bilemezdi. O halde bâtınında ve içinden Allah ile halvete yönelen insan, sadece bu […]