İslam Sanatı Gerilimsiz Olmak Zorunda mı?

Gelenekselci İslam sanatı anlayışının çeşitli isimleri, alanın ne ölçüde Kur’ân–ı Kerîm öğretisinin hizmetinde bir sanat olduğunu vurgular.1 Sanat eseri vahyin içeriğine uygun olan bir hakikati aktarır. Bu yüzden, sanat eserleri dönemlere ve coğrafî bölgelere göre kaçınılmaz bir çeşitlilik sergilese de, bu eserlerin manevî arka planları onlara birlik ve bütünlük kazandırır.2 Öyle ki; “Belki de geleneksel […]

Bir İslam Medeniyet Mûsıkîsi Örneği Olarak Osmanlı Mûsıkîsi

Osmanlı–İslam Mûsıkîsi, “İnsan Merkezli” Bir Mûsıkîdir Allah, insanı yaratmayı murad etti, onu yeryüzünde kendisine halife kıldı. Onu nimetleriyle donattı, doksan dokuz esmasıyla mücehhez kıldı. Kendisini anlayabilecek akıl verdi. Kendisinin sonsuz ve sınırsız ilmini idrâk edebilecek kadar ilim verdi. Kendi küllî iradesinden bir cüz lütfetti. Hazret–i İnsan, yaratıcısı olan Hazret–i Allah’ın ruhundan kendisine üflemesiyle hayat buldu. […]

Sanat Nedir, Sinema Ne?: Kafa Konforuna Sahip Olanlar İçin Kafa Karıştırma Kılavuzu

“Biz âyetlerimizi hem âfâkta hem enfûste onlara göstereceğiz; öyle ki, şüphesiz onun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Her şeyin üzerinde Rabbinin şahid olması yetmez mi?” Fussilet 53   Film Felsefesi ya da Felsefenin Filmi… Var Mıdır Böyle Bir Şey? Film sanatı, felsefenin ve sanatın kriz noktasında ortaya çıkmış olmasıyla hem düşünce ve sanatın krizini […]

Sanat: Âşinâ Bir Güzel(lik)i Bilinçte Tazelemek

Sanatı belirli bir öz ve formla sınırlamamak için mi estetikte tam bir tarife ulaşılamıyor yoksa müphemiyetin cazibesi mi onu tarifsiz kılıyor? Günümüzde insan bedeni için neyin güzel olduğu sorusuna cevap verilip beden üzerinde bu güzellik anlayışı çerçevesinde tasarrufta bulunulurken sanatsal güzelliğin tam bir tarifini yapmak, mümkün görünmemektedir. Buna müphemlik veya muğlaklık cazibesi mi yoksa bilinmezliğin […]

Zuhûrun Eşiğindeki Sanat Bilgi ve Sezgi Arasında Bir Varlık Tezahürü

Sanat, varlığın en latif tecellilerinden biri olarak tezahür eder. Burada tecelliden kasıt, varlığın kendi sûretlerinden bir mertebede taşarak görünür hale gelmesidir. Bu anlamıyla mutlak varlığın belirli düzlemde bir sûret kazanarak açılmasıdır. Bu çerçevede sanat, varlığın sezişle kavranan bir sûretini açığa çıkarır. Bir başka ifadeyle, duyusal âlemde daha üst bir varlık katmanın yansıması olarak görünürlük kazanır. […]

Sanatın Modern Sessizliği: Kaybın Estetiği Hakkında Bir Deneme

Sanat tarihinin kadim motiflerinden biri olan Mū́sa (Μοῦσα), antik Yunan’dan modernliğe kadar şairin, filozofun ve bestekârın ilham kaynağı olarak kutsal bir yere sahiptir. Homeros’un dizelerinde “Söyle bana ey ilham perisi…” çağrısıyla belirginleşen bu figür, Platon’dan Schelling’e, Nietzsche’den Agamben’e uzanan felsefî bir zincirde, hem metafizik bir ilkenin temsili hem de yaratıcı eylemin içkin ya da aşkın […]

Fenomenoloji ve İmaj Bilinci

Bugün estetiğin, çeşitli ve karmaşık panoramasına baktığımızda karşımızda felsefî bir paradoks buluruz. Modern kültürün sanat yapıtlarını ve sanatçıları kültür endüstrisinin birer parçası haline getirmesi sanatın bugün hâlâ sanat olup olmadığı sorusunu sormamıza neden olur.1 Günümüzde sanat ile gündelik yaşam arasındaki sınırların, çoğaltılabilirlik, yineleme ve tüketim yüzünden giderek ortadan kalkması bizi sanat yapıtının hakikati hakkında geçmişteki […]

Deneyim Olarak Sanat Pragmatik Estetik

Pragmatik estetik, sanatı anlama ve değerlendirmede sadece alternatif bir yaklaşımı değil aynı zamanda söz konusu alanı yeniden düşünmeye yönelik yeni bir yol ve başlangıcı temsil eder. Bu yaklaşımın hedefinde insan deneyiminin tüm boyutlarıyla ele alınması gerektiği düşüncesi yatar. Zira pragmatik estetik, deneyimin yalnızca zihinsel veya soyut yönlerini değil duygusal, bedensel ve toplumsal görünümlerini de kapsayan […]

Sanatın Ontolojik Krizi Estetik Erozyon, Simülasyon ve Metalaşma

Platon’un mağara metaforu basit, kurgusal ve çocukça gibi görülse de insanlık tarihinde hiç eskimeyecek, bundan sonraki asırlarda da anlatılacak ve yorumlamaları yapılacak bir metafordur. Zira insan, fâni–geçici, aldatıcı bir dünyanın içinde hayat süren fâni bir varlıktır. Sanat anlayışı, mağara anlatısından bağımsız olmayan Platon’a göre duyusal gerçeklik denilen şey idealar dünyasının kusurlu yanılsaması, gölgesi veya görüntüsüdür. […]

Bilme Biçimi ve Anlamlandırma İmkânı Olarak Sanat

Aristoteles, daha Metafizikin girişinde, “Bütün insanlar doğaları gereği bilmek isterler” diyordu. İnsanın doğası nedir, nasıldır; ayrı bir tartışma ancak bilgi sadece insan için değil tüm canlılar için canlılık durumunu sürdürmenin öncelikli koşulu olsa gerek. Doğada canlılık durumunu sürdürmek zorundaki bitki, kökleriyle suyun istikametini, yapraklarıyla güneşin hareketini takip etmeyi bilir. Dağ keçisi hangi bitkinin zehirli olduğunu, […]