Yalnızlar, Münzevîler ve Garipler Üzerine

Klasik felsefenin müştereken dile getirilen en önemli cümlelerinden biri, insanın doğası gereği diğer canlılardan daha medenî olduğudur (zoon politikon). Ancak felsefenin müşterek önemli iddialarından bir diğeri, insanın kendisini tanıması (men arefe nefsehu: gnôthi seautón) gerektiğidir. Bu iki cümle arasındaki gerilim de insanın hakikat yolculuğunun bir yandan zemini bir yandan çelişkisidir. Hakikatin temsili bakımından toplum ve […]

Halvet Der–Encümen

İnsan olmanın özünde yatan en temel varoluşsal gerilimlerden biri, iki zıt kutup arasında süregiden derin bir iç çatışmada tezahür eder: Bir yanda bireyin kendi benliğini keşfetmek, içsel bir dinginliğe ermek ve hakikati ile buluşmak için duyduğu yalnızlık arzusu; diğer yanda ise sosyal bir varlık olarak cemaate aidiyet hissetmek, toplumsal sorumluluklar üstlenmek ve kamusal bir kimlik […]

Çağdaş Akademik Hayatta Halvet Der–Encümen Neyi Gerektirir?

Toplumla ilişkiyi kesmeden mânen Hak ile birlikte olmayı ifade eden halvet der–encümen terimi, tasavvufî bir içeriğe sahip. Böyle bir çaba, insan tecrübesini; bu tecrübede açığa çıkanları anlama, anlamlandırma ve açıklamaya ömrünü veren kişiler için nasıl bir karşılığa sahip olabilir? Halvet der encümen kalıbını genelde fikriyat özelde akademi için ödünç alsak içini nasıl doldurabiliriz? Kanaatimizce böyle […]

Halvet Zamanı/Zarureti

Tüm bir insanlık son iki yüzyılda Batı Avrupa’nın istilasına uğramış olmakla birlikte, geldiğimiz noktada Batı’nın Avrupa kısmı, imtiyazlı olduğu alanlardaki hegemonik konumunu büyük ölçüde kaybetmiştir. Ancak bu süreçte tüm insanlık şu veya bu oranda Batı’nın tahakkümü temin eden imtiyazlı alanlarında ona iştirak etmek mecburiyetinde kalmış; böylece Batı’nın içinde taşıdığı sorun aşılmayarak yaygınlaşmıştır. Batı’nın yeryüzündeki tahakkümü, […]

Çağdaş Bir İnsanlık Trajedisi: Halvetin İlkesi Olarak “Ferdiyet”in Yitimi

Daha önceki bir yazımızda, Akdeniz dünyasındaki “insan” tasavvurunun mahkûm, mazlûm ve mesûl aşamalarından geçtiğine işaret etmiştik. Buna göre başta Grekler olmak üzere Akdeniz medeniyet havzasındaki farklı kültürler büyük oranda mahkûm insan anlayışına sahiptiler. Hıristiyanlık, ilkece mahkûm insan anlayışını kabul etmekle birlikte, illet–malûl ilişkisini dikkate alarak illeti ilk günah olarak belirlemiş; bu illet nedeniyle mazlûm insanı, […]

Bağlar, Eşyanın Yüzleri ve Halvet

Halvet (الخلوة), Türkçede boşluk ve boşaltma anlamlarına gelen halâ’ ve tahliye kelimeleriyle aynı kökten türer; kelime anlamı ise bir şeyden çekilmek, boşanmak, uzaklaşmak ve kopmaktır. Terim olarak kullanıldığında ise insanın onu ayakta tutan aslî bağı keşfetmek ve başka tüm bağları bu aslî bağ zemininde yeniden kurmak amacıyla şeylerden madden ve mânen çekilmesi, kendisi ile eşya […]

Halvet: Benliğin Allah’a İadesi

İnsanlık tarihinde en yaygın ortak tecrübelerden birinin halvet olduğu söylenebilir. İslam düşünce geleneğinde aynı tecrübenin farklı uygulamalarını ifade eden ve aralarında kısmî farklılıklar bulunan bir terimler dağarcığı geliştirilmiştir. Uzlet, çile, erbain, zühd, itikâf, tebettül, halvet der–encümen, celvet ve riyazet bunlar arasında sayılabilir. Halvetin anlamı ve nasıl yapılacağı hakkında hem İslam dindarlığında hem de Budizm, Jainism, […]