Sayı 24: Halvet

Ahmet Ayhan Çitil • Dursun Çiçek • Eşref Altaş • Hasan Aycın • Hümeyra Özturan • İbrahim Halil Üçer • İhsan Fazlıoğlu • Latif Karagöz • Mehmet Özturan • Metin Noorata • Orhan Musahanlı • Ömer Türker • Sami Turan Erel • Semih Ceyhan • Tahsin Görgün Teklif, varoluşumuza temel teşkil eden temalarla ilgili sorgulama sürecini bu kez halvet temasıyla sürdürüyor. Teklif, her seferinde olduğu gibi klasik hükmündeki kitapların […]

Halvet

Sûfiler, kırk gün çilehâneye girmekle diğer zamanlarda peşine düşmedikleri özel bir şeyi arıyor değillerdir. Ancak onlar, nefsin edebe muhalif tutumları ve içinde bulundukları hallerini karıştıracak davranışları çoğalınca kırk gün özel bir riyâzata girerek orada elde ettikleri bereketi ve edebi bütün vakitlerine yaymayı hedeflemişlerdir. Bu vaktin kırk güne tahsis edilmesi, Rasûlullah’ın[s.a.v.] bir hadis–i şeriflerinde, özellikle “kırk” […]

Halvet: Fütûhât–ı Mekkiyye’den

“Rabbini talep eden herkes, sırrında Rabbiyle yalnız kalmalıdır. Çünkü Allah, insan için zâhiri ve bâtını ancak bâtınında Allah ile baş başa kalsın diye yarattı. Bâtınında ve içinde kendisine bakıp sebeplerde O’nu temyiz ettikten sonra; zâhirinde de O’nu müşahede etmelidir. Böyle yapmasaydı, O’nu bilemezdi. O halde bâtınında ve içinden Allah ile halvete yönelen insan, sadece bu […]

Kûtü’l–Kulûb ve Halvet

Tek başına kalmamak için yalnızlığa tutunuyoruz…   Görüntü çağında sürekli görünmek çabası içinde yaşayan insan, tek başınadır. O, bir şeyin yalnızlığını bile çekmez. Çünkü sürekli görünme arzusu ve çabası onu öylesine görünmez kılar ki bir süre sonra tek başına olduğunu bile fark edemez… İmaja ve simülasyona dönüşen hiçbir şey, var değildir. Tek başınalık, yalnızlık, uzlet, […]

Kesretten Halvet: Başkasızlığın İçinde Eylemi Kurmak

Agathe, uçtuğu var mı ruhunun ara sıra,Büyülü, mavi, derin ve ışıl ışıl yanan,Bambaşka denizlere, bambaşka semalara,Şu kahrolası şehrin simsiyah havasından?Agathe, uçtuğu var mı ruhunun ara sıra? — Charles Baudelaire, Çeviri: Sait Maden. Kelâm–ı Kibâr: “Şöhret, büyük bir âfettir. Oysa insanlar kavuşmak ister ona. Uzlet ise büyük bir rahatlıktır fakat insanlar ondan burun kıvırır”.     […]

Bir Benlik Yanılsaması Olarak Modern Yalnızlık Anlayışı

I. Bu yazıda yalnızlığa ilişkin modern tasavvurların esas itibarıyla bu tasavvuru besleyen insan anlayışının bir sonucu olarak ortaya çıktığını göstermeye çalışacağım. Bu bağlamda, modern insan anlayışının ve ona ilişen hallerin sadece fenomenal/cismanî dünyanın imkânlarıyla ve gereklilikleriyle sınırlandırılmak suretiyle bir daralmaya uğradığını iddia edeceğim. Böylece yalnızlık tecrübesinin de benzer biçimde daralmaya uğradığını vurgulamış olacağım. Metin boyunca […]

Modern Çağda Bir Halvet Yorumu İnsanın Kendi “Proje”sini Bulması

Halvetin İslâm dininde ve kültüründe ne anlama geldiği, kaynakları, bu konudaki yaklaşımların neler olduğu gibi hususlar, şüphesiz konunun uzmanlarınca ayrıntılı şekilde ele alınmış ve ortaya konmuştur. Bu durumda konuşmaya imkân veren kısım ancak, modern çağda halvet anlayışını yansıtabileceğimiz, onu yorumlayabileceğimiz perspektifler olup olmadığı olabilir. Biz de bu satırlarda böyle bir girişimde bulunacağız.  Halvet, yalnızlık ve […]

İlâhî Zatın Teferrüdü ve Kulun Halveti: Kelâmî Bir Yetkinleşme Yorumu

Kişinin maddî ilintilerden uzaklaşarak Hak’la baş başa kalması anlamında bir tasavvuf terimi olan halvet, insan nefsinin yetkinleşmesinin bir yolunu teşkil eder. Dolayısıyla halveti konuşmak insan açısından yetkinleşmeyi konuşmak anlamına gelir. Yetkinleşme eylemi ise kaçınılmaz olarak “mutlak yetkin varlık olan Allah” ve “yetkinleşme arzusunda olan insan” şeklinde iki varlıktan söz etmeyi gerektirir. Allah’ın mutlak yetkin oluşu, […]

Halvetin Aşamaları: Afîfüddin Tilimsânî Tecrübesi

Yunus Emre’nin “Yüz bini birdir dervişin, arada ağyar gerekmez” sözü “sûfîlerin halvet tecrübelerinde görülen farklılıklar onları ayrıştırmaz” biçiminde okunduğunda bu ifade sûfîlerin hakikatte tek bir kaynaktan beslendiklerine işaret eder. Sülûk yoluna girip bunu halvet ile taçlandıran her bir sûfînin yaşadığı tecrübe, özü itibarıyla diğer tüm sûfîlerin halvet tecrübeleriyle aynı hakikatte birleşir. Aralarındaki çeşitlilik ne kadar […]

İbn Arabî’de Halvet: Hak–Varlık ile Gerçekleşen Celvet

Muhyiddin İbnü’l–Arabî (ö. 638/1249), 16 yaşlarında genç bir delikanlı iken İşbîliye’de (Sevilla) gâipten gelen “Ey Muhammed! Sen bunun için yaratılmadın.” uyarısıyla, bilgi ve hal açısından insan, kozmos ve toplumdaki her türlü bedensellikten soyutlanma (tahallî) gayesiyle halvete girmeye karar verir ve dokuz aylık süre sonunda Ramazan Bayramı’nda halvetinden çıkar. Fütûhât–ı Mekkiye’de anlattığı üzere onun halvet deneyiminin […]