Cevâmiu’l-Kelîm: İbnü’l-Arabî’nin Dünya Görüşünde İnsan ve Âlemdeki Konumu
Bir dindarlık hareketi olarak başlayan tasavvuf geleneğinin zaman içerisinde sistematik bir din ve dünya görüşünü de geliştirdiği görülür. Bu görüş çerçevesinde tasavvuf geleneği özgün bir varlık, bilgi ve değerler tasavvuru önerir. Bu bağlamda Tanrı-âlem ve insana dair kadim felsefî problemlere çözümler sunar. Tanrı’nın zatının tek ve mutlak gerçeklik olması ve âlemin ise bu gerçeklikten kaynaklanmakla […]
Keşşâfu Istılâhati’l-Fünûn ve’l-Ûlûm’dan “İnsan” Maddesi
İmam Râzî et-Tefsîrü’l-kebîr’de yüce Allah’ın “De ki: Ruh, Rabbimin bir işidir” sözünün tefsirinde şöyle demiştir: Bil ki zarûrî bilgi, işte burada, insanın “ben” sözüyle işâret ettiği bir şeyin bulunmasıyla meydana gelir. İşaret edilen şey ya cisim olur ya araz olur ya bu ikisinin toplamı olur ya bu ikisinden başka bir şey olur ya da bu […]
İbn Sînâ, Kitâbü’n-Nefs
İslam felsefesi ve düşünce geleneğinin en belirgin şekliyle varlık kazandığı ve yetkinliğine ulaştığı dönemin kozmolojisinde, Tanrı ve akıllar gibi sabit, değişmez, gayrı maddî ve gayrı cismanî varlıklar ile hareketli, maddî ve cismanî varlıklar arasında ikili bir ayrım yapılmaktaydı. Nefs, bu ikili ayrım bağlamında evrendeki sabit, değişmez, gayrı maddî ve gayrı cismanî varlıklar ile hareketli, maddî, […]
Hümanizm Üzerine’den Seçmeler
İnsan günün birinde yine Varlığın Yakınına gelebilecek olursa, öncelikle isimsiz olarak varolmayı öğrenmeli. O, hem kamusallık tarafından baştan çıkarılmayı hem de kişiye özgü olanın güçsüzlüğünü aynı şekilde bilmeli. İnsan konuşmadan önce, Varlığın talebini duymalı ve bu talep karşısında kendinin pek az veya nadiren bir şey söylemeye hakkı olduğu tehlikesini bilmeli. Ancak böyle olduğunda söze kendi […]
Modern Seküler Hümanizm ve Yeni-Hümanizm Bağlamında İnsanın Konumu
En genel anlamıyla hümanizm, hakikatin bilinmesinde referans noktası olarak insan aklının merkeze alınmasıdır. Kökenleri itibariyle Antik döneme, Sofistlere kadar geri götürülebilen hümanizm, Protagoras’ın insanın “her şeyin, varolan şeylerin varolduklarının, varolmayan şeylerin varolmadıklarının ölçüsü” olduğu yönündeki ünlü sözü ile karakterize olunabilir. Hümanizme yönelik söz konusu arka plan dikkate alındığında, hümanizmin köken itibariyle de her türlü hakikat […]
İnsan Doğasını Ahlâkîleştirme Ne Demektir?
Bu sorun insan türünün çözeceği hem en güç hem de en son sorundur. Sorundaki düşünceden açıkça belli olduğu gibi güçlük şuradadır: İnsan türdaşları arasında yaşadıkça bir yöneticiye ihtiyaç duyan bir hayvandır; çünkü türdaşlarıyla ilişkisinde insanın özgürlüğünü kötüye kullandığı kuşku götürmez. Üstelik, akıllı bir yaratık olarak herkesin özgürlüğüne sınır çekecek bir yasayı istese bile, gene de […]
Bana Benden Haber Ver.. Kend’öz Üzerine
İnsan hem tabiatta hem de hayatta yaşayan bir var-olan. Daha yalınlaştırırsak hem yeryüzünde hem de şehirde(toplumda). Bu iki yapıyı terkip ederek her insan kendi dünyasını kurar. Dünya, bu nedenle, katmanlı bir yapıdır. Bu yapı iç-içe geçmiş küreler gibi düşünülebilir. En dışta, sınırları müphem olsa da Evren var; dolayısıyla insan, en nihayetinde sıfır noktası büyük patlama […]
İnsânî Doğa, İnsânî Hayat
Yakından bakılan her şey hayret uyandırır. İnsan da böyledir. Bu hayrete kaynaklık eden şeylerden biri, onun aynı zamanda derinlik ihsas eden karmaşık terkibidir. Bu karmaşık ve çok katlı terkibin göze ilk çarpan katmanı, onun görünüşteki özellikleridir. İnsana baktığımızda onun düşünmeden duyumsamaya, hareketten büyümeye, hastalıktan sağlığa, sevinçten hüzne birçok özelliğe sahip olduğunu görebiliriz. Bu fiziksel ve […]
Altıncı Önerme
Bu sorun insan türünün çözeceği hem en güç hem de en son sorundur. Sorundaki düşünceden açıkça belli olduğu gibi güçlük şuradadır: İnsan türdaşları arasında yaşadıkça bir yöneticiye ihtiyaç duyan bir hayvandır; çünkü türdaşlarıyla ilişkisinde insanın özgürlüğünü kötüye kullandığı kuşku götürmez. Üstelik, akıllı bir yaratık olarak herkesin özgürlüğüne sınır çekecek bir yasayı istese bile, gene de […]
İnsanlık Halleri: Kamusal İnsanın Tarihsel Tecrübesine Dair Notlar
I Siyasal düşünce tarihini insan oğlunun bir arada yaşayabilme imkânına dair düşülmüş notlar olarak okuyabiliriz. Nasıl olacak da farklı ya da aynı kültürden, dilden, tavırdan, dinden vb. insanlar bir arada yaşayacak? Aynı coğrafyayı belirli organizasyonlar yapmak suretiyle kendisine vatan edinecek? Oradaki kıt kaynakların yönetimi, üretimi ve tüketimi noktasında bir sistem üretecek? Ne tür dayanışmalar gerçekleştirecek? […]