Modern Çağda Bir Halvet Yorumu İnsanın Kendi “Proje”sini Bulması

Hümeyra Özturan

Hümeyra Özturan



Halvetin İslâm dininde ve kültüründe ne anlama geldiği, kaynakları, bu konudaki yaklaşımların neler olduğu gibi hususlar, şüphesiz konunun uzmanlarınca ayrıntılı şekilde ele alınmış ve ortaya konmuştur. Bu durumda konuşmaya imkân veren kısım ancak, modern çağda halvet anlayışını yansıtabileceğimiz, onu yorumlayabileceğimiz perspektifler olup olmadığı olabilir. Biz de bu satırlarda böyle bir girişimde bulunacağız. 

Halvet, yalnızlık ve uzlet esasına dayalı bir tasavvur. Buna karşılık modern insanın çoğu zaman yalnızlıktan şikâyet ettiğini görürüz. Ancak bu aslında sadece duygusal bir yalnızlık gibi görünüyor. Çünkü bir evde, bir odada, bir mescidde yapayalnızken bile aslında telefonlarımız sürekli bizimle. Dağ başında yapayalnız bir kulübede otururken bile Bali’de tatil yapan arkadaşını görüyor, hatta hayatında hiç görmediğin bir insanın mutfağında dolaşıp anlattığı yemek tarifini dinliyorsun. Bunun sonucunda da belki evden dahi çıkmadığın ve kimseyle yüz yüze gelmediğin bir günün nihayetinde en az vakit geçirdiğin kişi yine kendin oluyor. Zaman böyle akıp geçerken insanın en az tanıdığı kişi aslında kendisi oluveriyor. 

İnternet yokken dahi insanın kendisini hakikî şekilde tanımasının zorluğuna hep işaret edildiğini görüyoruz. Ezop Masalları’nda şöyle anlatılır: 

“İnsanların boyunlarında iki torba asılıdır. Torbalardan biri insanın önünde, diğeri arkasında sallanır. Öndeki torbada komşularının kusurları doluyken arkadaki torbada kendi kusurları vardır. Bu yüzden insanlar başkalarının hatalarını rahatça görürken kendi hatalarını göremezler.”1




Makalenin devamını okumak için Abone Olun